Göktepe savaşı

1879-81 yıllarında yapılan Göktepe Savaşı’nın Türkmen milletinin siyasi, iktisadi, sosyal hayatına vurduğu darbenin tesiriyle Rus Devleti, Türkmen toprağında kendine bağlı yönetimi, kültürel ve dini propagandayı yaygınlaştırdı.

(45.sayfa)


Göktepe savaşına katılan komutanlar ve askerler, bu savaşın tarihi ve genel olarak Türkmenlerin yurdu hakkında yazdıkları eserlerinde, hepsi ağız birliği etmişçesine, Türkmenlerde tek bir haine bile rastlanmadığını, hain şöyle dursun, yol sormak için bile kimseyi bulamadıklarını söylerler. Vatan, bağımsızlık gibi değerler karşısında Türkmenlerin para ve altın gibi şeylere hiç değer vermediklerini belirtirler. Asil kanlı Türkmen evladının hainlik nedir bilmediğini milletimiz asırlar boyu bilir. Ama tamahkarlık ve zayıflık sebebiyle vatanı satan bazı kişilerin olmadığını da söylemek doğru değildir. Göktepe savaşında da böyle bir iki hain çıkmıştır. Rus Çarı tarafından iltifat görüp omuzuna giydiği kaftana karşılık vatanına ihanet eden bedbahtlar olmuştur. Onların zaten kader cezasını vermiştir. Bu gerçeği milletimiz bilmelidir. Geçmiş tarihimizdeki acı, tatlı bütün hakikatleri bilmemiz gerekir.

Ata vatanına hainlik edecek kişiler bizim aramıza sokulmasın!

(188.sayfa)


Bağımsızlık yolunda pederlerimiz oluk oluk kan döktüler. Oğuz Han, Dede Korkut, Alp Arslan… Göktepe kalesindeki kahramanlar, Türkmeni yedi iklime meşhur etti. Sen onların neslindensin. Sana sadece vatanseverlik ve mertlik yakışır. Nimetlerinden istifade ettiğin vatana, aslı helal olan anne sütüne vefalı ol.

(336.sayfa)