Köroğlunun
burma kılcın12, cızanı13 ver, Cıgalıbeg!
Başım koyup savaşırım, cıganı ver, Cıgalıbeg!..
(31.sayfa)
Selçuklular
ve Mahtumkulu, Osmanlılar ve Köroğlu; bunlar birbirlerinden
pek de habersiz olmasalar gerek.
(64.sayfa)
Benim
kalbim, benim hafızam, Oğuz Hanın, Tuğrul
Beyin, Köroglu Beyin ve daha da birçoklarının yaşadığı
manevi meydandır.
(74.sayfa)
Kıratıyla
dörtnala gezen Köroğlunun ruhu vardır bu topraklarda.
(78.sayfa)
Tarihin
derinliklerinde at koşturan atalarımıza özenip, onlarla
sohbet edip dertleşmek gelir insanın içinden. Ama onlar kendi
dertleriyle yani il derdiyle meşguldür. Birden şu yüce dağların
içinden Köroğlunun yürekleri çoşturan sedasını
duyarsın.
Gelin, beğler, mey içelim,
Bir zaman gönül açalım,
Düşman kovup, yol geçelim,
Kadim Türkmen yolu ile!
Köroğlunun
Alisini(1)
Doldur, ver piyalesini,
Külli Türkmen balasını,
Ben severim, ili ile!
Köroğlu, Köroğlu
Bey, ben buradayım! diye bağırırsın!. Köroğlu
seni duymaz! Ama sen onun sesini, Kıratının toynak
vuruşunu, yanındaymış gibi duyarsın. Gözlerinden ince
ince yaş dökülür. Köroğlunun durduğu dağlara ise
yoğun duman çöker...
(96-97.sayfa)
Dede Korkutun ruhu:
-Yaz, milletin uygun gördüğü,
alnına, zihnine, kalbine yazılanlar kutsal olur! dedi.
Köroğlu Beyin ruhu:
-Doğru yolu olan millet
mutludur. Milletin mutluluğu, vatanını, yurdunu cesurca
koruyabilmesindedir. Milletin mutluluğu, bugün senin elinde. Sen Türkmen
milletine altın hayatın yolunu göster, bu senin talimatın
olur, bu senin yolun olur, Saparmurat! dedi.
(148.sayfa)
Bugün Köroğlu Beyin özlem
duyduğu devlete, devletliliğe ulaştık.
(153.sayfa)
Köroğlu, benim hayatımda
ayrı bir ufuk açtı, onun dünyasında adalet vardı.
Ben, dünyada adaletten daha büyük bir şeyin olmadığını
anladım.
(156.sayfa)
Oturup düşündüğümde
yetim olmadığımı gördüm! Oğuz Han gibi atası,
Dede Korkut gibi muallimi, Köroğlu gibi ağabeyi, Mahtumkulu
gibi akıl hocası olan birisi hiç yetim olur mu?
(156.sayfa)
Türkmen tarihinin üçüncü
devri Köroğlu devri, Türkmen milletinin namının dünyaya
duyulan devridir.
(157.sayfa)
Köroğlu
Beyin talimatı halkın hafızasında Köroğlu
yolu olarak kalmıştır.
(164.sayfa)
Oğuznameyi, Dede
Korkutu ya da Köroğluyu okuyun; tabiat ile öyle güzel
bir uyum ve ilişki görürsünüz ki, bu baba ile oğul arasındaki
ilişkiyi hatırlatır.
(180.sayfa)
Büyük
Köroğlu destanında da kibirin insanı nereye götürdüğü
kör gözlere bile gösterilir.
Köroğlu, baharda kırk yiğidi ile
gezintiye çıkar, kırk yiğidini Köse komutasında
Bize kırk çeşit av getir diye gönderip kendisi şarap içmeye
başlar. Bir kadeh, iki kadeh, üç kadeh. Evlatlığı
Ayvaz artık içirtmemeye çalışır. Köroğlu:
-Hey, Ayvazım, ben ne söylersem doğrudur
deyiver, beni kızdırırsan kelleni uçuruveririm!
-Doğrudur, ağa.
-Nuşirevan benim gibi adaletle ülke yönetmemiştir.
-Doğrudur, ağa!
- Hatami Tai dahi benim gibi adil aş paylaştırmamıştır.
- Doğrudur, ağa!
- Hazreti Ali dahi benim gibi döne döne savaşmamıştır!
- Hey ağa, çizmeyi aştın. Kurana dil
uzattın!
Köroğlu da, içkinin tesiriyle ileri gittiğini
farkedip, kırk yiğidin örtüsüyle üstünü örtüp,
uyuyarak açılmak ister. Uykudayken Arap Reyhana esir düşer.
Arap Reyhan kibiri nedeniyle eline düşen Köroğlunu kendi
yurduna götürürken övünür. O zaman Köroğlu kendi düşmanına
da nasihat eder:
Her menzilde kuzu kaptım,
Varıp İstanbulu çaptım1.
Ben kibirimden taptım,
Arap tekebbürlük2 etme!
Kibirden başına bela
gelen Köroğlu kendi düşmanına bile kibirlilik etmemeyi
nasihat eder. Arap Reyhanın kibiri ölümüne, Köroğlunun
aman dilemesi ise onun tekrar özgür olmasına yol açar.
(193.sayfa)
Köroğlu, Alp Arslan gibi şahsiyetler sıradan
insan değillerdir.
(197.sayfa)
İlk
atan Oğuz Han, Korkut halipan(20),
Altmış asrın tarihidir hafızan.
Karakumun; desterhanın(21), hazinen
Rızık, bereketli; varlı Türkmensin!
(274.sayfa)
Köroğlu
dutarı boş yere eline almamıştır. Çünkü bu dönemin
ruhu dutar ile sembolize edilmiştir. Bu çağın ruhunda taşları
kıran, dağları yıkan muazzam güç toplanmıştır.
Bu güç sadece yeryüzünde hüküm sürmeyerek gökyüzüne kadar ulaşmıştır.
Oğuz Hanın siyasi ve askeri hızı, kültürel ve
tarihi hıza dönüşmüştür. Bu devrin manevi önderi Köroğludur.
(292.sayfa)
Köroğlunun,
Tuğrul Beyin savaş verdiği yerlere gidip Mahtumkulunun
sevdiği dağları görüp sevin.
(340.sayfa)
Bazen çok yoruluyorum. O zaman
bir fırsattan faydalanarak at harasına gidiyorum. Benim ayak
seslerimi duyunca kıratım kişnemeye, tepinmeye başlıyor.
Durduğu mekanın içinde tepinip, oynayarak bana iltifatını
bildiriyor. Yanıma geliyor. Başını okşuyorum, yelesini
tarıyorum, elma gibi gözlerine bakıyorum. Köroğlunun
Dilin varsa söyle Kırat sözleri aklıma geliyor. Ama
dilsiz olsa bile sevincini gözleri ile anlatıyor. Onu kucağıma
alasım geliyor
Ve yine Köroğlu aklıma geliyor: Niçin
Evlat dilemedim, atımı diledim dediğini daha iyi
anlıyorum
(341.sayfa)
|