|
Ben,
sık sık kendi annemi hatırlıyorum. Elli yıldan
aşkın bir zaman geçmesine rağmen sevgili anneciğimin güler
yüzü hala gözlerimin önünde. Ben, o tebessümü gecenin karanlığında
bile, kapalı gözlerimle görebilirim.
Annem, gün boyu halı dokurdu. Tarağın
sesi, atın toynak vurması gibi garip hanemizde yankılanıyordu.
Alışkanlığım gereği sabah erkenden kalktığımda,
annemin halı dokuduğu odaya gider ve onu her zaman çalışır
halde görürdüm. Geceleri bizi yatırdıktan sonra da çalışırdı.
Ben endişelenirdim. Annem, diğer anneler gibi dinlenmezdi. Gezmeye
de gitmezdi. Annemden mahrum olduktan uzun zaman sonra bize iyi bir geçim
sağlamak için gece ve gündüz çalıştığını
anladım. O, derdini çalışarak gideriyormuş. Hâlâ hafızamda:
-Anne, anneciğim, lütfen dinlenir misin,
baksana ellerin yoruldu diyordum. O zaman beni kucağına alıp,
bebeği sardığı gibi beni sarıp severdi. Yüzüme
bakıp, kara gözleriyle seyrederek tebessüm ederdi. İşte o
tebessüm halen kalbimde, yüreğimde, aklımda ve dünyamda yaşıyor.
Ben, annemin onlarca, binlerce tebessümünü hep hafızamda
tutuyorum. Hayret edilecek bir şey! O tebessümü ne yıllar ne de
yeller hafızamdam silemedi. Ben zor duruma düştüğümde, her
zaman annemin güler yüzünü hatırlıyorum. O zaman o tebessüm
dünyama, kalbime yayılıp yorgunluğumu bir anda
gideriveriyor, sanki biri eliyle bu yorgunluğu kaldırmış
gibi oluyor. Ben masaldaki kişi gibi tüm hastalıklarımdan
kurtuluyorum. Masaldaki o ihtiyar gibi tebessüm gücü ile altmış
yaştan yedi-sekiz yaşlı çocuğa dönüyorum. Benim ruhum kuş
gibi göklere uçtuğunda, değil insanlar, diğer yaratıkların,
kuşların, bitkilerin de dilini anlıyorum. Annemin gözlerindeki
ilahi nur kalbime ışık tutuyor. Benim hayatım, ömrüm
anne tebessümü ile daha güzel, daha lezzetli oluyor. O tebessüm bana
ilâhi kudret veriyor.
Annemden kalan o tebessüm benim hazinem, benim zenginliğim,
o tebessüm gibi aziz şeyi ben
dünyada altınlar verip alamam, rica edip, yalvarıp
alamam. Define gibi arasam da bulamam.
Kimin hayatında böyle bir tebessüm yok ki? Kâbe
değerindeki annenden, kıble kıymetindeki babandan kalan
kudretli tebessüm vardır ve çoktur. O tebessümler bizi yaşatıyor.
Ama belki çeşitli sebeplerden dolayı o tebessümlere önem verip
değerlendirmemişizdir
(337-338-339.sayfa)
|