Helallık

Türkmen! Sen moralini yüksek tut, yaptığın işin hakkını ver, zenginleş, zenginleştir yurdunu! Türkmeni Türkmen edecek yine Türkmendir!

(16.sayfa)


Türkmen çocuğu helallık düşüncesiyle yoğrulmuş, vatanına vefalı, ruhen ve bedenen dengeli büyümüş, sağduyulu akıl yürütebilen, cömert ve mesuliyet duygusunun ne olduğunu bilen bir adam olarak yetiştikten sonra, evladına karşı ebeveynin borcu şunlar olmalıdır: İlk olarak hüner ve ilim sahibi yapmalıdır, ikinci olarak ev bark sahibi etmelidir, üçüncü olarak evlendirmelidir!

(18.sayfa)


Mucizeler yaratan Allah Teâlâ şöyle buyurdu:

“Peygamberlerin arkasından biz Meryem’in oğlu İsa’yı gönderdik, onunla kendisinden önce Tevrat’ta söylenenlerin gerçek olduğu tasdik edildi. Ayrıca biz ona İncil’i ve bu kitapla Tevrat’ta söylenenleri tasdik eden aydınlık nurunu ve doğru yolu armağan ettik.”.

(21.sayfa)


Hiç kimsenin hıyanet, hırsızlık etmemesi ve yasakları çiğnememesi için hain ve suçlu kişilere derhal gerekli ceza verilmeli. Zalim ve gaddarların çoğalmaması için mazlumun ve haksızlığa uğrayanın yanında olmalı. Çünkü denilir ki: “Hırsız ve haramiyi defetmeyen hükümdar il ve kervanı bizzat kendi soymuş gibidir”. Yani hükümdarın ilden gördüğü hayırlar zalim ve acımasızları kovduğu zaman ona helal olur.

(90.sayfa)


“Biz hayattayken bu sözlerden çıkmayız! Eğer bizden olan oğullarımız helalzade olsalar, dünya devam ettikçe bu ahitnameyi okuyup amel etsinler. Eğer haremzadelik edip yurdu bozalım derlerse, amel etmesinler”

(99.sayfa)


Türkmen harama bulaşmaz.

Türkmenler helal ile haramın arasına aşılmaz bir sınır koyarlar.

(183.sayfa)


Helal ve haram, İslam dininin esas ölçüleridir. Helal ve haramla ilgili konular baştan sona işlenerek hiç bir eksik bırakılmamıştır. Helal-haram düşüncesi Türkmenler’de İslam’dan önce de mevcuttu.

Türkmen milleti helalı sever, bu yüzden haram yemez, çoluk-çocuğuna da yedirmez. O yenilen haram bugün olmasa da yarın mutlaka bir yerden çıkar, kendisi görmese de onun neslinden biri haramın cezasını çeker.

(184.sayfa)


Haram yemek, iki omuzun etinden parça alıp yemek gibidir!

Türkmenin en nefret ettiği şey haramdır! Namuslu halkımız meşru dairede yaşasın!

Türkmen sofrası helal olsun!

Helallik Türkmeni arşa yükseltir!

Türkmenin yolu helal yoldur!

(184.sayfa)


Helalin lezzeti, haramın elemi içinde saklıdır.

(202.sayfa)


Türkmen ilim eman olsun!
Yollarımız helal olsun!

(285.sayfa)


Helal, topluma faydalı iş etmektir.

Muhterem Türkmen halkım!

Tüm kötülüklerin başı gıybet ile yalandır. Çünkü bunlar günahı, haramı gizleme, kapatma unsurudur.

Helalın yerine haram geçmişse toplumda terbiye yok demektir. 

(332.sayfa)


Helal “Ben helalım” demez. Çünkü böyle yapmanın anlamı yoktur.

(333.sayfa)


Mahtumkulu doğru söylemiş “Helala hesap var, harama azap”. Ben haramın azabıyla karşılaştım…

(346.sayfa)


Sarfedilen emeğin büyüklüğü kazanılan zenginliğin miktarına eşit ise, helal zenginlik meydana gelir.

(360.sayfa)


Helal zenginlik dürüstlükle, haram zenginlik ise sahtekarlıkla kazanılan zenginliktir.

(360.sayfa)


Helal zenginlik imana denktir.

Cömertlik helalden, cimrilik haramdan nişandır.

İnsan, kendi kendini azat etmezse toplum onu azat edemez. Kendini azat etmenin yolu ise dürüstlüktür.

(360.sayfa)


Zenginliği helal yoldan kazanmak, bu şekilde kazanç sağlamayı yaygınlaştırmak, cemiyetin birlik ve beraberliği, toplumun sağlığı ve mutluluğu hakkındaki kaygılarla doğru orantlıdır.

(361.sayfa)


Helal zenginlik devlettir. Kendine tüccar dedirtme, devletli dedirt. Kendine rızıksız dedirtme, rızıklı dedirt. Emek kurtarıcıdır. Helal emek insanı hastalıktan, hüzünden, tamahkarlık ve fakirlikten kurtarır.

(362.sayfa)


Türkmen hiç bir zaman zenginliği överek göklere çıkarmamıştır. Para, zenginlik, madde hiç bir zaman Türkmenin kalbinde büyük bir yer işgal etmemiştir. Ama yine de o helal zenginliğe iyi gözle bakıyor. Helal zenginliği saadet kabul eder ve böyle zenginlere de saygı duyar.

(367.sayfa)


Helal kazanç hiçbir zaman insanı azgınlığa, kötülüğe götürmez.

(368.sayfa)