Haramlık

“Hırsız ve haramiyi defetmeyen hükümdar il ve kervanı bizzat kendi soymuş gibidir”. Yani hükümdarın ilden gördüğü hayırlar zalim ve acımasızları kovduğu zaman ona helal olur.

(90.sayfa)


Türkmen harama bulaşmaz.

Türkmenler helal ile haramın arasına aşılmaz bir sınır koyarlar.

(183.sayfa)


Helal ve haram, İslam dininin esas ölçüleridir. Helal ve haramla ilgili konular baştan sona işlenerek hiç bir eksik bırakılmamıştır. Helal-haram düşüncesi Türkmenler’de İslam’dan önce de mevcuttu.

Türkmen milleti helalı sever, bu yüzden haram yemez, çoluk-çocuğuna da yedirmez. O yenilen haram bugün olmasa da yarın mutlaka bir yerden çıkar, kendisi görmese de onun neslinden biri haramın cezasını çeker.

(184.sayfa)


Haram yemek, iki omuzun etinden parça alıp yemek gibidir!

Türkmenin en nefret ettiği şey haramdır! Namuslu halkımız meşru dairede yaşasın!

(184.sayfa)


Helalin lezzeti, haramın elemi içinde saklıdır.

(202.sayfa)


Dede Korkut, başa gelecek bela ve musibetin üç sebebi olduğunu nasihat etmiştir, onlar; ihtilaf, bencillik ve haramı irtikap. Biz Dede Korkut’un nasihatlarını yerine getirmek zorundayız.

(269.sayfa)


Anne, bağdan elma almak için bağa doğru bir kaç defa gidip gelmiş. Sonra düşünmüş: “Aman, almayayım. Çocuğum hırsız olmasın. Haram yediremem.” O bebek ünlü şair olarak yetişmiş...

(324.sayfa)


Baba yanlışlıklarına tövbe etmezse evladın bu yanlışlıkları tekrarlayacağı kuşkusuzdur. Bu yüzden evladını seviyorsan, haramdan, gayrı meşru hayattan uzaklaş ve tövbe et!

(330.sayfa)


Aziz anne-baba, sen kendi ciğer parene:

Helal ile haramın farkını açıkça göster;

(330.sayfa)


Hayır iş edip, mal ve dünyalık tama eden kişi, şer işlere de kolayca katılır. Böyle bir insan, hayrın geçici, haramın ebedi askeridir.

(332.sayfa)


Haram, topluma zarar vermektir.

Helal, topluma faydalı iş etmektir.

(332.sayfa)


Tüm kötülüklerin başı gıybet ile yalandır. Çünkü bunlar günahı, haramı gizleme, kapatma unsurudur. Helalın yerine haram geçmişse toplumda terbiye yok demektir. Terbiye, edep vermek, toplumu korumak, dürüstlüğü temin, meşru hayatı teşvik etmek demektir.

(332.sayfa)


Haram “Ben helalim” der. Çünkü böyle yapmazsa var olamaz. İnsan helallığı perde ve kalkan edinerek yola çıkar.

(333.sayfa)


Ben hırsızlık edip çocuklarıma haram yedirdim. Şimdi ise haram bize kendini gösteriyor.

(346.sayfa)


İşte ben kendi ellerimle geleceğimi harap ettim, kendi ellerimle iki oğlumu da gülmez-ölmez ettim. Sadece ve sadece kendim suçluyum. Ben çocuklarıma hırsızlık edip haram yedirdim. Mahtumkulu doğru söylemiş “Helala hesap var, harama azap”. Ben haramın azabıyla karşılaştım…

(346.sayfa)


Haram zenginlik başkasının sırtından kazanılan zenginliktir.

Helal zenginlik dürüstlükle, haram zenginlik ise sahtekarlıkla kazanılan zenginliktir.

Allah, sana zenginliği insanların lehine kullanman için vermiştir. En iyi zenginlik toplumun hayrına verilen zenginliktir.

Helal zenginlik imana denktir.

Cömertlik helalden, cimrilik haramdan nişandır.

(360.sayfa)


Haram kazanç çoğalınca toplumun ahlak yapısı da bozulur, toplum gittikçe daha çok zarar görür.

(361.sayfa)


Bazı insanların kazandıkları paraları haram işlere sarfettiklerini görünce üzülüyorum.

(361.sayfa)


Servetini haramın yararına kullanmaktan kaçın! Bu en büyük günahtır.

(362.sayfa)


Allah ölçülü olmayı sever. Birinin rızkının başka birisine verilmeyeceği, bilinen bir şey. Haram zenginlik başkalarının rızkından toplanan zenginliktir.

(368.sayfa)


Zenginlik haramın kaynağı ve haramlığın neticesidir. Nasip-kısmet, helal çalışmadan başlar, o aynı zamanda temiz ruha, temiz ahlaka götürür.

(368.sayfa)


Haram zenginlik, insanın içinde kendi yardakçılarını arar ve bulur. Bunun için de haram şeylere, haram zenginliğe başvuran insanın kara yüreğinde haram işlere olan önü alınmaz meyiller kabarır. İnsan bu arzuların boynu tasmalı, eli ayağı prangalı kölesine döner.

(368-369.sayfa)


Yüce Tanrı’nın eşsiz benzersiz azametine tazim ederek, Ruhname’yi Türkmen’in aslı, bugünü, yarını etmek için zekası keskin, ferasetli, harama bulaşmamış yöneticiler gerektir.

(382.sayfa)