|
Mahtumkulu
gibi cevahir zihinli, elmas muhakemeli bilge adamlarımız
var bizim!
(28.sayfa)
Dünya
seyyahları, gelin, geçin, kapımız da açık,
kalbimiz de açık, seyahat edin! Oğuz Hanın,
Korkut Atanın, Selçuk Hanın, alplar alpı
Alparslanın, Melik Şahın, Sultan Sancarın,
Köroğlunun, Mahtumkulunun toprağına seyahat
edin!
(29.sayfa)
Seherlerde,
gece-gündüz, dağ-taş demeden dolaşıp gezen
Mahtumkulunun ahı yatmaktadır bu topraklarda!
(78.sayfa)
Mahtumkulu
Atamızın ruhu şöyle dedi:
Gönüller,
yürekler bir olup başlar,
Tartsa yığın, erir topraklar, taşlar.
Bir sofrada hazır kılınsa aşlar,
Götürülür ol ikbali Türkmenin!
(148.sayfa)
Bugün
Mahtumkulu atamızın arzuladığı birlik ve
beraberliğe, dayanışmaya ulaştık.
(153.sayfa)
Oturup
düşündüğümde yetim olmadığımı gördüm!
Oğuz Han gibi atası, Dede Korkut gibi muallimi, Köroğlu
gibi ağabeyi, Mahtumkulu gibi akıl hocası olan
birisi hiç yetim olur mu?
(156.sayfa)
Büyük
düşünürümüz Mahtumkulu Firaki: Önüne bak, arkanı
unutma; hoş söz söyle, öfkeni yut; söyleyebilirsen yahşi söyle,
halk yamandan bizardır (bıkmış usanmış)
diye doğru ifade etmiştir. Ben yarınki mutlu günümüzü
görüyorum.
(158.sayfa)
En
güzel binalar bizim şehirlerimizde, köylerimizde değil de,
yüreğimizde, gönlümüzde kurulmalıdır. Onları
görebilmek için idrak gerek, Mahtumkulu atamızın söylediği
gibi, gönül gözlerini edinmek gerek.
(160.sayfa)
Mahtumkulu
Atamızın talimatı halkın hafızasında
Mahtumkulu yolu olarak kalmıştır.
(164.sayfa)
Oğuz
Handan, Dede Korkuttan, Köroğludan, Mahtumkulu atamızdan
bize, Türkmen yolunu kutsal saymak vasiyeti, Türkmen milletinin
birlik ve bütünlüğü konusunda pek çok öğüt ve
nasihatlar ulaşmıştır. O öğüt ve nasihatlara
kulak verdiğinde, kalbin milletine olan sevgi ve kıvançla
dolar.
(165.sayfa)
Bu
Türkmen rivayeti şimdi Türkmen toprağında gerçek
oldu. Hatırlayın, on sekizinci yüzyılda büyük
Mahtumkulu Türkmenlerin birlik-beraberliğini sağlamaya
çalışır. Bunun için ne kadar gayret sarfedip, dövünüp
haykırsa da sesini kimseye duyuramamış. Çünkü Türkmenleri
bir çatı altında toplayacak önderi yoktu!
(168-169.sayfa)
Özgürlük
uğrunda savaş etmek tabii bir durumdur. Türkmen edebiyatının
hazineleri olan Dede Korkut kitabı, Köroğlu,
Devletyar efsaneleri, Yusuf-Ahmet destanı, Yunus
Emrenin, Karacaoğlanın, Burhanettin Sivasinin,
Bayram Hanın, Abdurrahim Hanın, Şabendenin,
Andalibin, Mağrufinin, Mahtumkulunun, Seydinin,
Zelilinin, Mollanefesin, Keminenin, Metecinin eserleri
Türkmen milletindeki vatanseverliği, cesareti, mertliği,
kahramanlığı anlatan eserlerdir.
(189.sayfa)
Mahtumkulu:
Kırka basmadan ayıl olsa insan der. Ayıl
olmak, dünyayı anlamaktır. Hakayıl kişiler dünyayı
erken anlarlar, onlar ilahi nazarla geçmişi de görür, geleceği
de...
(191.sayfa)
Oğuz
Han, Dede Korkut, Mehne Baba, Mahtumkulu gibi insanların
yoldaşlı olduğunu halkımız bilir.
(197.sayfa)
Bağımsız,
Tarafsız, Berkarar Türkmen Devleti! Senin gelişmeni, kalkınmanı
halis kalpten istiyor, bütün ömrümü sana bahşediyorum. Sen yücelmelisin
büyük Türkmen Devleti.
Çünki
seni mukaddes Türkmen toprağı üzerinde kurduk.
Kurduğum
aslında bilgil bu
zeminin mıhıdır,
Durur o erkin müdam, budur
Türkmen binası!
Mısralarıyla
Mahtumkulu atamız seni hayalinde yaşatmıştır, biz
ise onun hayalini hayata geçirdik.
(251.sayfa)
Hızırlı
çöl, Mahtumkulun halatı(19) var dediler.
(271.sayfa)
Atamın
ihlas edeni,
Firakin(11) görmen gideni,
Yarattık erkin vatanı.
Türkmen ilim eman olsun!
Yollarımız helal olsun!
(285.sayfa)
Türkmen
ruhunun dördüncü çağı, XVII-XX. asırları içermektedir.
Bu dönem, çalışkanlık yönünden en gevşek dönem
olmuştur. Aksiyonun yerini atalet, boşa zaman harcama; kararlılığın
yerini kararsızlık almıştır. Bu ise Türkmeni,
başladığı yere geri döndürdü. Artık Türkmen,
geçmişteki başarıyla gurur duyma, eksiklikleri için pişman
olma vaziyetine düştü. Milletin maneviyatındaki tarihi
yaratıcılık özellikleri kaybolmaya yüz tuttu.
Tarihi yorgunluktan gevşeyen Türkmen, milli özelliklerini
muhafaza etmenin derdine düştü. Sayısız ve karmaşık
tarihi gerileme ve düşüş hadiseleri sebebiyle, gövdesi lime
lime olan kabile ve aşiretlerin başına geçen, milletini düşünen
vefalı reisler milletin birlik ve beraberlik ruhunun dağılmamasını
dert edindiler. Türkmene, tarihi tecrübeyi akıl eleğinden
geçirmek için, ayrıca gelecek ufukları tespit etmek için
fırsat ve huzurlu yaşam gerekiyordu. Bunun için, bu dönemde,
Türkmen dışarıyla ilgisini kesip sadece kendisi ile meşgul
oldu. Bu dönemin manevi önderi Mahdumkulu Firakidir.
(293.sayfa)
Fakat
bütün bunlara rağmen Mahtumkulu büyük bir dağ olarak
ortaya çıktı, bu dağdan birkaç nehir halka doğru
aktı.
(296.sayfa)
Bilgelikte
danişment ol, Firakiye Korkuta
(304.sayfa)
Büyük
düşünürümüz Mahtumkulu, kuşkusuz doğunun büyük şahsiyetlerindendir.
Biz her adımımızda, Mahtumkuluyu örnek almalıyız.
Mahtumkulu sufilik yoluna gitti diye biz onun arkasından
gidip, şafakla kalkıp, ağaçlarla birlikte ağlasak
olur mu?
(307.sayfa)
İnsana,
ömrünü sürdürmek için iki tür güç ve kuvvet verilmiştir.
Ömrünün birinci yarısında yani gençlik döneminde, tüm
güç ve kuvvetini dünya işlerine harcar. Aile kurar, günlük
yaşamını temin etmek için eğitim alır;
halka, insanlara hizmet eder. Böylece bu dünyada kendisini gösterir.
Fakat olgunlaştıkça, hayata dair fikir ve düşünceleri çoğaldıkça,
zaman ve mekan ile sınırlanmış bu dünya için
yaratılmadığını anlamaya başlar. Ona
ebedi hakikatler ayan olmaya başlar. Bu Mahtumkulunun ömrünün
bir dönemden başka bir döneme geçiş anıdır. Bu dönemde,
O, azmedip, tevbeye yönelir.
Sürdün,
dünyayı, sürdün,
Ahir vefasın gördün,
Kırkına kadem vurdun
Kamil sen, huşa yettin(1)
Kırkta
akıl cem olur,
Ademzadın(2) başında.
Gençliğinde
eden işler gen(3) görnür
Kırttan aşıp, ayıl(4) olsa ademzad.
Kırkında tövbe eyle, bir mürşide el ver sen.
(307-308.sayfa)
Hz. İsanın
yaratılışı hakkında Mahtumkulu şöyle der:
Babasız var
olan ana karnında.
(322.sayfa)
Mahtumkulu:
Atam-anam hürmetine, günahımı affeyle. derken yürekten
söylemiş. Ana-babana saygını koru. Allah şahsınız
için günahınızı bağışlamazsa bile,
ana-babanız hürmetine affeder.
(325.sayfa)
Mahtumkulu
doğru söylemiş Helala hesap var, harama azap. Ben
haramın azabıyla karşılaştım
(346.sayfa)
Köroğlunun,
Tuğrul Beyin savaş verdiği yerlere gidip
Mahtumkulunun sevdiği dağları görüp sevin.
(340.sayfa)
Büyük
Mahtumkulunun Türkmen ruhunun cevher tacı olarak yürekten
sızdırdığı şiirlerinin bazı mısraları,
Türkmen halkının hayatında atalar sözüne, darb-ı
mesele dönmüş gitmiştir.
Firaki
yüz tutar Türkmen iline, / Düşman el vurmasın kızıl
gülüne, / Dostlar bizi ahiretin seline, / Gark etmeden rakip kırılsın
imdi!.. Türkmen ilim, ey, ademzad, / Azat il güzer(1) gözler
men
Firaki, vatan diye kan döker gözüm, / Baki bakmaktaymış
hicrana yüzüm
Hızır gezen çölde iller yayılsın,
/ Yurt binamız kaim olsun kurulsun
Bir sofrada eda olsun aşımız
Mert yiğit mert erden öner(2), namert asla mert olmaz, /
İşit insan doğan(3) ilden gayrımehriban yurt
olmaz!.. Yad illerin gurbetini çekmekten, / Vursa, sövse,
horlasa(4) da il yahşi
Gel gönlüm, ben sana nasihat berey, /
Vatanı terk edip gidici olma
Birbirini çapmak(5) ermes(6)
erlikten, / Bu iş şeytanidir, belki körlükten, / İhtilaflar
ayrır ili dirlikten, / Bunda(7) devlet dönüp düşmana
gelgey
Firaki aşka uğradım, / Derya girip mevce duştum(8),
/ Hor olmasın puşttan puştum (9), / Berkarar devlet
isterim
Ulu iller dağar(10), çaşar(11), / Mert erden hanı
olmasa
İhtilafa düşen ilin, / Devleti kaçmış
gibidir
Kendini yünsakal(12) eder, / Hiç ülke başsız
olmasın
Din kılıcın çalsam, tende zorum
yok, / Fakir benim, senden ayrı yerim yok
(376-377.sayfa)
Sen
atamız Mahtumkulunun Hakim isen, halkı gün gibi
ısıt dediği gibi halkını güneş
ışığı gibi adaletli ısıtamıyorsan
senden yönetici olmaz.
(382.sayfa)
|