"Ey
Oğuz Beyleri, Oğuz Milleti, işitin; üstte mavi gök çökmedikçe,
altta yağız yer yarılmadıkça, senin ilini, töreni
kim bozabilir."
1889 yılında Güney Sibiryada Orhun ırmağı
boyunda, üzerinde tarihi yazılar olan taşlar bulunmuştur. Bu
kitabelerde kullanılan alfabenin eski Türkmen alfabesi, metinlerin
ise eski Türkmen dili olduğu bilim adamları tarafından
1893 yılında anlaşılmıştır. Böylece, 38
harften oluşan eski Türkmen alfabesi keşfedildi. Kitabelerde şöyle
bir cümle vardır: Ey Oğuz Beyleri, Oğuz Milleti, işitin;
üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer yarılmadıkça,
senin ilini, töreni kim bozabilir. Burada Oğuzların yani,
Türkmenlerin yok olmamasından söz ediliyor, bağımsız
olarak yaşamak vurgulanıyor. Halk arasında hala kullanılan,
taşa yazılmış gibi ifadesini en güzel anlatan söz bu
veciz cümledir.
(147-148.sayfa)
Türkmen
kahrımanlarının milletimize söyledikleri
Ben geçmişime çok defalar dönüp baktım.
Ruhname kitabını yazmak hakkında çok düşündüm. Her
defasında atam Oğuz Han'ın ruhu:
-Yaz, milletin, il-ulusunun türeyen
yeri güzergah olur, milletin, il-ulusunun uygun gördüğü yer
yurt olur, milletin, il-ulusunun arzuları hasıl olur! dedi.
Dede Korkut'un
ruhu:
-Yaz, milletin uygun gördüğü,
alnına, zihnine, kalbine yazılanlar kutsal olur! dedi.
Köroğlu
Beyin ruhu:
-Doğru yolu olan millet
mutludur. Milletin mutluluğu, vatanını, yurdunu cesurca
koruyabilmesindedir. Milletin mutluluğu, bugün senin elinde. Sen Türkmen
milletine altın hayatın yolunu göster, bu senin talimatın
olur, bu senin yolun olur, Saparmurat! dedi.
Mahtumkulu Atamızın
ruhu şöyle dedi:
Gönüller, yürekler bir
olup başlar,
Tartsa yığın(1), erir topraklar, taşlar.
Bir sofrada hazır kılınsa aşlar,
Götürülür(2) ol ikbali Türkmenin!
Kıblem Kıblem
babamın, Kabem anamın
ruhları:
-Allah Türkmenin dört
kahramanını Oğuz Han, Dede
Korkut, Köroğlu ve Mahtumkuluyu
peygamberlere varis kılmıştır. Bugün Allahu Teâlâ
seni onlara varis kıldı. Ömrünü Türkmen
milletinin birlik içinde, altın çağda devran sürmesine
ada, yol göster oğlum! dediler.
(148.sayfa)
Kendi
milletini sevemeyen başka milletleri de sevemez
Ben zaman zaman, milletimle aşırı mı kıvanç
duyuyorum, Türkmen kelimesinin ziyasına gözlerim mi kamaşıyor,
Türkmen sözcüğünün büyüsüne mi kapılıyorum, diye
düşünüyorum. Ama şimdiye kadar insan oğluna sevgiden zarar
gelmemiştir, milletini sevip de zarar gören yoktur. Milletini
sevmeyenden kork, herkes milletini severse, milletler de birbirlerini
sever. Kendi milletini sevemeyen başka milletleri de sevemez, diyerek
sevgimi kanıtlıyorum. Türkmen kelimesi benim bağrımda,
yüreğimin ateşinde ısınıp, bir bebek gibi,
kalbimin sevgisine sarılıp yatıyor.
Bu sözcükde, beş bin yıldır
atını dörtnala koşturarak gelen halkın merdane kıvancı
duyması, tabii ürkekliği, yüreğinin sevgisi yatmaktadır.
Bu sözcük, sihirli bir sofra
gibi tarihte halkımızı etrafına toplayarak dost
etti, birleştirdi, birlik haline getirdi.
(149-150.sayfa)
Türkmen,
bizim milletimizin adı
Türkmen, bizim milletimizin adı.
Atalarımız bu sözü
bayrak gibi kutsal sayıp en çetin düşmanlarına karşı
mertçe savaşmışlardır. Göğsünden mızrakla
vurulup semaya gözlerini dikip can verirken bu sözcük ona ayrılmaz
yoldaş olmuştur.
Millete olan sevginin arkasında
görev, sorumluluk duygusu ve aksiyon yatmaktadır.
(150.sayfa)
"Ölsende
milletini terk etme"
Milletimiz en ağır şartlarda dahi ölsende
milletini terk etme diyerek birlik ve beraberlikten ayrılmanın
önünü almıştır. Dünyada halen millet olamayanlara yüreğin
sızlar, millet çığırından çıkıp,
millet denen ulvi düşünceye tarihin zararlı kalıntıları
gözüyle bakanlara ise yüreğin iki kat fazla sızlar.
(150.sayfa)
Milletimiz,
bizim en büyük gurur kaynağımızdır!
Milletimiz, bizim en büyük gurur kaynağımızdır!
Bu ulvi sözün hakkını verebilmek için yaşıyoruz, ölsek
bile Türkmen olarak ölmeyi arzu ediyoruz.
Uzak ya da yakın bir yurtta
sefih ve sefil bir hayat sürersen, O kişi öyledir demezler,
O millet öyledir derler.
(150.sayfa)
|
Türkmen
milleti bir bütün olarak yeniden doğdu
Türkmen milleti bir bütün olarak yeniden doğdu. Bağımsız,
tarafsız devlete sahip olmak, sadece milletin çıkarları,
milletin birliği, milletin bütünlüğü ve bölünmezliği
ile mümkündür.
(152.sayfa)
|
Türkmenler
kardeştirler
Kabile ve aşiret düşüncesi geçicidir, milli bütünlüğe
ulaşmak için bir alt basamaktır. Şimdilerde bu düşünce
milletin bütünlüğünü zedeler. Kabilecilik anlayışını
artık bırakalım! Kabile ve aşiret tartışması
geçmişte kalsın, her bir Türkmen kabile ve aşiret tartışmasının
olmaması için çabalasın. Türkmenler kardeştirler.
Aziz insanlar, Türkmeni
istikbale taşıyacak yine Türkmendir.
(152.sayfa)
Dünyada
22 milyondan fazla Türkmen vardır
Bugün dünyada 22 milyondan fazla Türkmen vardır,
bizim Bağımsız ve Tarafsız diyarımızda
5.500.000 Türkmen yaşıyor. Burada şunu özellikle belirtmek
istiyorum: Bizim topraklarımızda kırktan fazla farklı
milletlerden insanlar yaşamaktadır, onlar da Türkmenler ile tek vücut
olup, barış, birlik ve mutluluk içinde, yaşıyorlar. El-ele
verip üretimin değişik sahalarında çalışıyorlar.
Nüfusumuzun yüzde ikisini Özbekler, yüzde birini ise Ruslar oluşturmaktadır.
Toplam nüfusumuzun yüzde beşlik kısmı başka
milletlerdendir.
(152.sayfa)
Türkmen,
diğer milletlere öz kardeşi, dostu nazarıyla bakar
Türkmen, diğer
milletlere öz kardeşi, dostu nazarıyla bakar. Türkmenlerde
ırkçılık yoktur. Türkmenler başka milletlerin diline,
dinine, geleneklerine ayrı bir saygı duyarlar. Türkmen
Devletinin kanunları önünde Türkmenistanda yaşayan bütün
vatandaşların hak hukukları eşittir.
(152.sayfa)
Millet,
sadece milli devletin varlığıyla oluşuyor
Millet, sadece milli devletin varlığıyla oluşuyor.
Bu yüzden millet, halk olmaktan farklıdır. Halk kendisine ait
değerleri siyasi bir hareketle hayata geçiren devlet nimetinden
mahrum olduğundan tarihi geleceği belirsiz bir topluluktur. Bu
demektir ki geleceği belirsiz olduğundan o halkın yok
olması da varlığını sürdürmesi de mümkündür.
Varlığını sürdürmenin sadece tek bir yolu vardır,
o da millet olmaktır. Millet olmak demek ise, devlet sahibi olmak
demektir.
(159.sayfa)
Türkmenin
millet olma sürecinin yeni olmadığını görürüz
Tarihe baktığımızda, Türkmenin
millet olma sürecinin yeni olmadığını görürüz.
(159.sayfa)
Türkmen
milletinin tarihi kaderi
Fakat bu milletin tarihi kaderi öyle karmaşık ki, onun
hayatında sadece ilerlemeler, yükselmeler yoktur, aksine geri
kalmalar, düşüşler de olmuştur. Marksizm, tarihi gerilemeler
olmayan sadece ilerlemeler kaydeden tek taraflı bir dönem olarak
tanımlar: Ona gore evvela boy oluşur, boydan halk, halktan millet
v.s
Fakat tarih, karmaşık hadiselerin, yükselme ve geri
kalmaların içli dışlı olduğunu gözümüzün önüne
sermektedir. Türkmenin hayatı da, onun milli tarihi de böyle
çift taraflı gelişmelerle doludur. Türkmenin tarih sahnesine
çıktığı ilk yıllarda, millet olduğu dönemlerde
değişik sebeplerden dolayı yeniden aşiret ve boylar oluşup
farklı boyların bağımsız hale geçip tekrardan
millet olup, devlet kurdukları dönemler de olmuştur.
(159.sayfa)
Yeni
Türkmen milleti
Günümüzde yeni Türkmen milleti düşüncesini
benimsememiz bir ihtiyaçtır ve amacımıza uygundur.
Biz kendi milli devletimizle,
yeni Türkmen milletimizle derecesiz kıvanç duymakta haklıyız.
(159-160.sayfa)
Millet
demek nedir?
Millet, insanların belirli ruh ve mana esaslarına
göre bir topluma dönüşmesidir. İşte bu ruh ve manaya ait
esaslara göre millet maddi olarak şekillenir.
(160.sayfa)
Dünyanın
ilk milletlerinden biri de Türkmen milletidir
Bizim milletimizin gözesinin Oğuz Han olduğunu bu kadar çok
tekrarlamamın ana sebebi, daha bundan beş bin yıl evvel Oguz
Hanın Türkmenlere milli-siyasi bir kimlik kazandırmasıdır.
Onun ileri görüşlülüğü ve gayreti sayesinde dünyanın
ilk milletlerinden biri olan Türkmenlerin temeli atılmıştır.
(160.sayfa)
Millet
nereden başlar?
Millet ruh ve manadan ve onun maddileşmiş hali
olan medeniyetten başlar, herhangi bir toplumu halkı, millete
dönüştürmek için, ilk olarak ruh ve mana bütünlüğü sağlanmalıdır.
(160sayfa)
Millet
milli birliği pekiştirmelidir
Tabiat ile insan arasındaki gibi günümüzde
millet ile devlet arasında dengeli ilişkiler gereklidir.
Devletimizde kabile-boy farklılıkları olmamalıdır,
milli birliği pekiştiren esaslar daha da arttırılmalıdır.
Boy ve kabilecilik geçmişte kalmıştır, gelecek için milli
birlik esastır.
(163-164.sayfa)
Milletin
bedeni, kalbi ve aklı
İnsan, beden, kalp ve akıldan müteşekkildir.
Milletin de kendi bedeni, kalbi ve aklı vardır. Bedeni, maddi
medeniyeti; kalbi, dili ve musıkisi; aklı ise, milletin
felsefesi ve dünya görüşüdür.
(175.sayfa)
Birlik-beraberlik, ebediyyen Türkmen milletinin
ana ilkesidir!
(169.sayfa)
Türkmen milleti helalı
sever
Türkmen milleti helalı sever, bu yüzden haram
yemez, çoluk-çocuğuna da yedirmez. O yenilen haram bugün
olmasa da yarın mutlaka bir yerden çıkar, kendisi görmese
de onun neslinden biri haramın cezasını çeker.
(184.sayfa)
Türkmene milletin ne ve milletin kim olduğu anlatılmalıdır
Her bir Türkmene milletin ne ve milletin kim olduğu
anlatılmalıdır. Türkmen milletinin geçtiği şanlı
yol ve bu yolun her sayfası bu doğrultuda insanların
bilinç altına koyulmalıdır. Sovyet egemenliği döneminde
manevi dünyası boş kalmış olan Türkmenler, yani ecdadıyla
ilişkisi kesilerek, aslını unutan Türkmenler, artık
şahsiyetini milli değerleriyle süslemelidir.
(202-203.sayfa)
Türkmen, Türkmenin
dostudur, kardeşidir
Türkmen, Türkmenin dostudur, kardeşidir. Bu düşünce, Türkmenin
en kutsal düşüncesi olmalıdır. Türkmenin altın
şahsiyetinin zihninde, bütün milli duygular ve bütün milli değerler
ilk sıraya sahip olmalı, kabilecilik ve ırkçılık
düşüncesini ise Altın Asırda yok etmemiz gerekir.
Bunların yok edilmesi için, kabile farklılıklarını
oluşturan tarihi sürecin sınırlarının dışına
çıkmamız gerekir. Tarihin derinliklerine dönersek, günümüzdeki
kabilelecilik anlayışının olmadığı dönemlere
de ulaşabiliriz. Ancak Türkmen Milleti o dönemlerde dahi varlığını
sürdürmekteydi. Oğuz Han ile başlayan, orta asırlarda
kendini kabul ettiren Türkmen milleti beş bin yıllık
tarihe sahiptir.
(203-204.sayfa)
Millet ebedidir,
kabileler geçicidir
Millet ebedidir, kabileler geçicidir.
Milliyet toplumu ebediyete taşır, kabilecilik ve aşiret düşüncesi
ise toplumun kısa ömürlü olmasını netice verir. Her
bir Türkmen ferdi bu düşünceyi kendine ilke yapmalıdır.
Hayat gerçeği, hayatı anlamaya bağlıdır. Biz
Türkmen olduğumuzu ne kadar derinlemesine, ne kadar sağlam
anlarsak, Türkmenliğimiz o derece pekişir. Anlama işi ise
ferdi planda gerçekleşir XXI. yüzyılda Türkmen milleti öne sürdüğü
şahsiyet modeli ile güç kazanır.
(204.sayfa)
Biz, millet olarak büyük
tarihi hedef belirledik
Türkmenin aslının, kökünün kim olduğunu
tüm dünya bilir. Artık kendimiz de, aslımızı
yeteri kadar bilmek zorundayız. Biz, millet olarak büyük tarihi
hedef belirledik, kesin ve emin adımlarla bu hedefe doğru
ilerlemekteyiz.
(204.sayfa)
Her bir millet, Allahın
dünya bahçesinde ektiği gülüdür
Her bir millet, Allahın dünya bahçesinde ektiği
gülüdür. Yüce Yaratan için, her insanın olduğu gibi her
gülün ayrı kokusu vardır. Biz kendi gülümüzün zamanından
önce sararıp solmasına sebep olamayız. Bu yüzden gaye
edindiğimiz tarihi hedeflere doğru emin ve hızlı
adımlarla ilerlemeliyiz.
(206.sayfa)
Türkmen Milleti, Allahın
nazar ettiği ve sevdiği bir millettir
Türkmen Milleti, Allahın nazar ettiği ve
sevdiği bir millettir. Bu hakikatı göze çarpan şu gerçekte
görmekteyim: Allah Teâlâ Türkmenleri sevdiği için beşbin yıldan
beri onları yaşatmaktadır. Eğer sevmeseydi, onu zamanın
çarkları arasında çoktan yok ederdi. Yaratanın
sevdiği dinimizi, inancımızı, milli haysiyetimizi,
milli geleneklerimizi korumak ve onları değiştirmeden yeni
tarihi döneme aktarmakta Türkmen fertlerine büyük sorumluluk düşmekte.
(206.sayfa)
Türkmen Türkmenliğini
muhafaza etti
Türkmen halkı, beşbin yıllık süre içerisinde
her türlü hadiseleri başından geçirdi. Gerçek insanın
her türlü şartlara rağmen kişiliğini kaybetmemesi gibi,
Türkmen de kendi Türkmenliğini muhafaza etti. Zor gününde gevşemedi,dize
gelmedi, mutlu gününde kibirlenmedi. İşte bu yüzden Allah Teâlâ,
Türkmeni sevdi.
(206.sayfa)
Gayemiz
dünyaya örnek olabilecek Türkmen milletini öne çıkarmaktır
Bizim altın asırda, 21. Asırda, esas
gayemiz dünyaya örnek olabilecek Türkmen milletini öne çıkarmaktır.
Siyasi açıdan kendi elbisemizi kendimizin biçmesine imkan tanıyan
bağımsızlık, bütün dünyaya barış kokusunu
yayan tarafsızlığımız varken, halkımızın
zengin ruhunu öne çıkararak, insan ilişkişlerinde, çağa
uygun örnek alınacak seviyeye ulaştığımız görünmektedir.
(244.sayfa)
Hakimiyet kayıtsız, şartsız
milletindir
Türkmenistanda egemenlik ulusundur. Hakimiyet kayıtsız,
şartsız milletindir. Hakimiyet doğrudan doğruya veya
vekil organlar tarafından temsil edilir.
(255.sayfa)
Milletini
sevmek kalbınde olmalıdır
İnsan, gönlünde beslediği arzulardan ümidini keserse
ruhen çöker, hayal kırıklığına uğrar.
Merhamet, şefkat, dürüstlük, adalet, manevi yücelik, birliği
muhafaza etmek, milletini sevmek, komşularını sevmek, halkını
sevmek, vatanını sevmek duyguları insanın kalbinde
olmalıdır.
(288.sayfa)
Milletin birlik ve beraberlikle
yenemeyeceği güç yoktur
Aziz Türkmenim!
Mutlu ve coşkulu günlerde de,
hüzünlü ve mutsuz günlerde de Türkmen olarak sağlam birleşin!..
Milletin birlik ve beraberlikle yenemeyeceği güç yoktur.
(383.sayfa)
Milletin
geçmişinin yüceliği gösterilmelidir
Milletin kendisine, gücüne, geleceğine güven ve kıvanç
duyması için ona geçmişinin yüceliği gösterilmelidir.
(398.sayfa)
Milletin özü, onun zihniyetidir
(400.sayfa)