Türkmen milleti hakkında


Türkmen milletinin başladığı yer Oğuz Han'dır
Ben, Türkmen milletinin atası Oğuz Han'dır diyorum. Oğuz Han denince tek tanrı inancı, ruh ve mana akla gelir. Ayrıca, burada önemli bir noktayı vurgulamak istiyorum: Türkmen’in Oğuz Han ile başlayan beş bin yıllık tarihi başarısı, seferleri, ilerlemelerinin arkasında ilk baştaki inanç, ruh ve mana yatmaktadır.

(161.sayfa)


Millet olarak yaşamak büyük mutluluktur
Millet olarak yaşamak büyük mutluluktur. Tam bir millet olmanın en önemli şartı bağımsız bir ülke olmaktır. Türkmenler son yedi-sekiz yüzyılda bölünmez bir millete dönüşmenin özlemini çekmişlerdir. Bağımsız bir devlet olmamız, Türkmenlerin asırlar boyu çektiği özleme ulaşma imkanı sağladı.

(147.sayfa)


"Ey Oğuz Beyleri, Oğuz Milleti, işitin; üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer yarılmadıkça, senin ilini, töreni kim bozabilir."
1889 yılında Güney Sibirya’da Orhun ırmağı boyunda, üzerinde tarihi yazılar olan taşlar bulunmuştur. Bu kitabelerde kullanılan alfabenin eski Türkmen alfabesi, metinlerin ise eski Türkmen dili olduğu bilim adamları tarafından 1893 yılında anlaşılmıştır. Böylece, 38 harften oluşan eski Türkmen alfabesi keşfedildi. Kitabelerde şöyle bir cümle vardır: “Ey Oğuz Beyleri, Oğuz Milleti, işitin; üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer yarılmadıkça, senin ilini, töreni kim bozabilir.” Burada Oğuzların yani, Türkmenlerin yok olmamasından söz ediliyor, bağımsız olarak yaşamak vurgulanıyor. Halk arasında hala kullanılan, ‘taşa yazılmış gibi’ ifadesini en güzel anlatan söz bu veciz cümledir.

(147-148.sayfa)


Türkmen kahrımanlarının milletimize söyledikleri
Ben geçmişime çok defalar dönüp baktım. Ruhname kitabını yazmak hakkında çok düşündüm. Her defasında atam Oğuz Han'ın ruhu:

-“Yaz, milletin, il-ulusunun türeyen yeri güzergah olur, milletin, il-ulusunun uygun gördüğü yer yurt olur, milletin, il-ulusunun arzuları hasıl olur!” dedi.

Dede Korkut'un ruhu:

-“Yaz, milletin uygun gördüğü, alnına, zihnine, kalbine yazılanlar kutsal olur!” dedi.

 Köroğlu Beyin ruhu:

-“Doğru yolu olan millet mutludur. Milletin mutluluğu, vatanını, yurdunu cesurca koruyabilmesindedir. Milletin mutluluğu, bugün senin elinde. Sen Türkmen milletine altın hayatın yolunu göster, bu senin talimatın olur, bu senin yolun olur, Saparmurat!” dedi.

Mahtumkulu Atamız’ın ruhu şöyle dedi:

Gönüller, yürekler bir olup başlar,
Tartsa yığın(1), erir topraklar, taşlar.
Bir sofrada hazır kılınsa aşlar,
Götürülür(2) ol ikbali Türkmen’in!

Kıblem Kıblem babamın, Kabem anamın ruhları:

-“Allah Türkmen’in dört kahramanını – Oğuz Han, Dede Korkut, Köroğlu ve Mahtumkulu’yu peygamberlere varis kılmıştır. Bugün Allahu Teâlâ seni onlara varis kıldı. Ömrünü Türkmen milletinin birlik içinde, altın çağda devran sürmesine ada, yol göster oğlum!” dediler.

(148.sayfa)


Kendi milletini sevemeyen başka milletleri de sevemez
Ben zaman zaman, milletimle aşırı mı kıvanç duyuyorum, Türkmen kelimesinin ziyasına gözlerim mi kamaşıyor, Türkmen sözcüğünün büyüsüne mi kapılıyorum, diye düşünüyorum. Ama şimdiye kadar insan oğluna sevgiden zarar gelmemiştir, milletini sevip de zarar gören yoktur. Milletini sevmeyenden kork, herkes milletini severse, milletler de birbirlerini sever. Kendi milletini sevemeyen başka milletleri de sevemez, diyerek sevgimi kanıtlıyorum. Türkmen kelimesi benim bağrımda, yüreğimin ateşinde ısınıp, bir bebek gibi, kalbimin sevgisine sarılıp yatıyor.

Bu sözcükde, beş bin yıldır atını dörtnala koşturarak gelen halkın merdane kıvancı duyması, tabii ürkekliği, yüreğinin sevgisi yatmaktadır.

Bu sözcük, sihirli bir sofra gibi tarihte halkımızı etrafına toplayarak dost etti, birleştirdi, birlik haline getirdi.

(149-150.sayfa)


Türkmen, bizim milletimizin adı
Türkmen, bizim milletimizin adı.

Atalarımız bu sözü bayrak gibi kutsal sayıp en çetin düşmanlarına karşı mertçe savaşmışlardır. Göğsünden mızrakla vurulup semaya gözlerini dikip can verirken bu sözcük ona ayrılmaz yoldaş olmuştur.

Millete olan sevginin arkasında görev, sorumluluk duygusu ve aksiyon yatmaktadır.

(150.sayfa)


"Ölsende milletini terk etme"
Milletimiz en ağır şartlarda dahi “ölsende milletini terk etme’’ diyerek birlik ve beraberlikten ayrılmanın önünü almıştır. Dünyada halen millet olamayanlara yüreğin sızlar, millet çığırından çıkıp, millet denen ulvi düşünceye tarihin zararlı kalıntıları gözüyle bakanlara ise yüreğin iki kat fazla sızlar.

(150.sayfa)


Milletimiz, bizim en büyük gurur kaynağımızdır!
Milletimiz, bizim en büyük gurur kaynağımızdır! Bu ulvi sözün hakkını verebilmek için yaşıyoruz, ölsek bile Türkmen olarak ölmeyi arzu ediyoruz.

Uzak ya da yakın bir yurtta sefih ve sefil bir hayat sürersen, “O kişi öyledir” demezler, “O millet öyledir” derler.

(150.sayfa)


Türkmen milleti bir bütün olarak yeniden doğdu
Türkmen milleti bir bütün olarak yeniden doğdu. Bağımsız, tarafsız devlete sahip olmak, sadece milletin çıkarları, milletin birliği, milletin bütünlüğü ve bölünmezliği ile mümkündür.

(152.sayfa)

 


Türkmenler kardeştirler

Kabile ve aşiret düşüncesi geçicidir, milli bütünlüğe ulaşmak için bir alt basamaktır. Şimdilerde bu düşünce milletin bütünlüğünü zedeler. Kabilecilik anlayışını artık bırakalım! Kabile ve aşiret tartışması geçmişte kalsın, her bir Türkmen kabile ve aşiret tartışmasının olmaması için çabalasın. Türkmenler kardeştirler.

Aziz insanlar, Türkmeni istikbale taşıyacak yine Türkmendir.

(152.sayfa)


Dünyada 22 milyondan fazla Türkmen vardır
Bugün dünyada 22 milyondan fazla Türkmen vardır, bizim Bağımsız ve Tarafsız diyarımızda 5.500.000 Türkmen yaşıyor. Burada şunu özellikle belirtmek istiyorum: Bizim topraklarımızda kırktan fazla farklı milletlerden insanlar yaşamaktadır, onlar da Türkmenler ile tek vücut olup, barış, birlik ve mutluluk içinde, yaşıyorlar. El-ele verip üretimin değişik sahalarında çalışıyorlar. Nüfusumuzun yüzde ikisini Özbekler, yüzde birini ise Ruslar oluşturmaktadır. Toplam nüfusumuzun yüzde beşlik kısmı başka milletlerdendir.

(152.sayfa)


Türkmen, diğer milletlere öz kardeşi, dostu nazarıyla bakar

Türkmen, diğer milletlere öz kardeşi, dostu nazarıyla bakar. Türkmenlerde ırkçılık yoktur. Türkmenler başka milletlerin diline, dinine, geleneklerine ayrı bir saygı duyarlar. Türkmen Devleti’nin kanunları önünde Türkmenistan’da yaşayan bütün vatandaşların hak hukukları eşittir.

(152.sayfa)


Millet, sadece milli devletin varlığıyla oluşuyor
Millet, sadece milli devletin varlığıyla oluşuyor. Bu yüzden millet, halk olmaktan farklıdır. Halk kendisine ait değerleri siyasi bir hareketle hayata geçiren devlet nimetinden mahrum olduğundan tarihi geleceği belirsiz bir topluluktur. Bu demektir ki geleceği belirsiz olduğundan o halkın yok olması da varlığını sürdürmesi de mümkündür. Varlığını sürdürmenin sadece tek bir yolu vardır, o da millet olmaktır. Millet olmak demek ise, devlet sahibi olmak demektir.

(159.sayfa)


Türkmen’in millet olma sürecinin yeni olmadığını görürüz
Tarihe baktığımızda, Türkmen’in millet olma sürecinin yeni olmadığını görürüz.

(159.sayfa)


Türkmen milletinin tarihi kaderi
Fakat bu milletin tarihi kaderi öyle karmaşık ki, onun hayatında sadece ilerlemeler, yükselmeler yoktur, aksine geri kalmalar, düşüşler de olmuştur. Marksizm, tarihi gerilemeler olmayan sadece ilerlemeler kaydeden tek taraflı bir dönem olarak tanımlar: Ona gore evvela boy oluşur, boydan halk, halktan millet v.s… Fakat tarih, karmaşık hadiselerin, yükselme ve geri kalmaların içli dışlı olduğunu gözümüzün önüne sermektedir. Türkmen’in hayatı da, onun milli tarihi de böyle çift taraflı gelişmelerle doludur. Türkmen’in tarih sahnesine çıktığı ilk yıllarda, millet olduğu dönemlerde değişik sebeplerden dolayı yeniden aşiret ve boylar oluşup farklı boyların bağımsız hale geçip tekrardan millet olup, devlet kurdukları dönemler de olmuştur.

(159.sayfa)


Yeni Türkmen milleti
Günümüzde yeni Türkmen milleti düşüncesini benimsememiz bir ihtiyaçtır ve amacımıza uygundur.

Biz kendi milli devletimizle, yeni Türkmen milletimizle derecesiz kıvanç duymakta haklıyız.

(159-160.sayfa)


Millet demek nedir?
Millet, insanların belirli ruh ve mana esaslarına göre bir topluma dönüşmesidir. İşte bu ruh ve manaya ait esaslara göre millet maddi olarak şekillenir.

(160.sayfa)


Dünyanın ilk milletlerinden biri de Türkmen milletidir
Bizim milletimizin gözesinin Oğuz Han olduğunu bu kadar çok tekrarlamamın ana sebebi, daha bundan beş bin yıl evvel Oguz Han’ın Türkmenler’e milli-siyasi bir kimlik kazandırmasıdır. Onun ileri görüşlülüğü ve gayreti sayesinde dünyanın ilk milletlerinden biri olan Türkmenler’in temeli atılmıştır.

(160.sayfa)


Millet nereden başlar?
Millet ruh ve manadan ve onun maddileşmiş hali olan medeniyetten başlar, herhangi bir toplumu – halkı, millete dönüştürmek için, ilk olarak ruh ve mana bütünlüğü sağlanmalıdır.

(160sayfa)


Millet milli birliği pekiştirmelidir
Tabiat ile insan arasındaki gibi günümüzde millet ile devlet arasında dengeli ilişkiler gereklidir. Devletimizde kabile-boy farklılıkları olmamalıdır, milli birliği pekiştiren esaslar daha da arttırılmalıdır. Boy ve kabilecilik geçmişte kalmıştır, gelecek için milli birlik esastır.

(163-164.sayfa)


Milletin bedeni, kalbi ve aklı
İnsan, beden, kalp ve akıldan müteşekkildir. Milletin de kendi bedeni, kalbi ve aklı vardır. Bedeni, maddi medeniyeti; kalbi, dili ve musıkisi; aklı ise, milletin felsefesi ve dünya görüşüdür.

(175.sayfa)


Birlik-beraberlik, ebediyyen Türkmen milletinin ana ilkesidir!

(169.sayfa)


Türkmen milleti helalı sever
Türkmen milleti helalı sever, bu yüzden haram yemez, çoluk-çocuğuna da yedirmez. O yenilen haram bugün olmasa da yarın mutlaka bir yerden çıkar, kendisi görmese de onun neslinden biri haramın cezasını çeker.

(184.sayfa)


Türkmen’e milletin ne ve milletin kim olduğu anlatılmalıdır
Her bir Türkmen’e milletin ne ve milletin kim olduğu anlatılmalıdır. Türkmen milletinin geçtiği şanlı yol ve bu yolun her sayfası bu doğrultuda insanların bilinç altına koyulmalıdır. Sovyet egemenliği döneminde manevi dünyası boş kalmış olan Türkmenler, yani ecdadıyla ilişkisi kesilerek, aslını unutan Türkmenler, artık şahsiyetini milli değerleriyle süslemelidir.

(202-203.sayfa)


Türkmen, Türkmen’in dostudur, kardeşidir
Türkmen, Türkmen’in dostudur, kardeşidir. Bu düşünce, Türkmen’in en kutsal düşüncesi olmalıdır. Türkmen’in altın şahsiyetinin zihninde, bütün milli duygular ve bütün milli değerler ilk sıraya sahip olmalı, kabilecilik ve ırkçılık düşüncesini ise Altın Asır’da yok etmemiz gerekir. Bunların yok edilmesi için, kabile farklılıklarını oluşturan tarihi sürecin sınırlarının dışına çıkmamız gerekir. Tarihin derinliklerine dönersek, günümüzdeki kabilelecilik anlayışının olmadığı dönemlere de ulaşabiliriz. Ancak Türkmen Milleti o dönemlerde dahi varlığını sürdürmekteydi. Oğuz Han ile başlayan, orta asırlarda kendini kabul ettiren Türkmen milleti beş bin yıllık tarihe sahiptir.

(203-204.sayfa)


Millet ebedidir, kabileler geçicidir
Millet ebedidir, kabileler geçicidir. Milliyet toplumu ebediyete taşır, kabilecilik ve aşiret düşüncesi ise toplumun kısa ömürlü olmasını netice verir. Her bir Türkmen ferdi bu düşünceyi kendine ilke yapmalıdır. Hayat gerçeği, hayatı anlamaya bağlıdır. Biz Türkmen olduğumuzu ne kadar derinlemesine, ne kadar sağlam anlarsak, Türkmenliğimiz o derece pekişir. Anlama işi ise ferdi planda gerçekleşir XXI. yüzyılda Türkmen milleti öne sürdüğü şahsiyet modeli ile güç kazanır.

(204.sayfa)


Biz, millet olarak büyük tarihi hedef belirledik
Türkmenin aslının, kökünün kim olduğunu tüm dünya bilir. Artık kendimiz de, aslımızı yeteri kadar bilmek zorundayız. Biz, millet olarak büyük tarihi hedef belirledik, kesin ve emin adımlarla bu hedefe doğru ilerlemekteyiz.

(204.sayfa)


Her bir millet, Allah’ın dünya bahçesinde ektiği gülüdür
Her bir millet, Allah’ın dünya bahçesinde ektiği gülüdür. Yüce Yaratan için, her insanın olduğu gibi her gülün ayrı kokusu vardır. Biz kendi gülümüzün zamanından önce sararıp solmasına sebep olamayız. Bu yüzden gaye edindiğimiz tarihi hedeflere doğru emin ve hızlı adımlarla ilerlemeliyiz.

(206.sayfa)


Türkmen Milleti, Allah’ın nazar ettiği ve sevdiği bir millettir
Türkmen Milleti, Allah’ın nazar ettiği ve sevdiği bir millettir. Bu hakikatı göze çarpan şu gerçekte görmekteyim: Allah Teâlâ Türkmenleri sevdiği için beşbin yıldan beri onları yaşatmaktadır. Eğer sevmeseydi, onu zamanın çarkları arasında çoktan yok ederdi. Yaratan’ın sevdiği dinimizi, inancımızı, milli haysiyetimizi, milli geleneklerimizi korumak ve onları değiştirmeden yeni tarihi döneme aktarmakta Türkmen fertlerine büyük sorumluluk düşmekte.

(206.sayfa)


Türkmen Türkmenliğini muhafaza etti
Türkmen halkı, beşbin yıllık süre içerisinde her türlü hadiseleri başından geçirdi. Gerçek insanın her türlü şartlara rağmen kişiliğini kaybetmemesi gibi, Türkmen de kendi Türkmenliğini muhafaza etti. Zor gününde gevşemedi,dize gelmedi, mutlu gününde kibirlenmedi. İşte bu yüzden Allah Teâlâ, Türkmen’i sevdi.

(206.sayfa)


Gayemiz dünyaya örnek olabilecek Türkmen milletini öne çıkarmaktır
Bizim altın asırda, 21. Asırda, esas gayemiz dünyaya örnek olabilecek Türkmen milletini öne çıkarmaktır. Siyasi açıdan kendi elbisemizi kendimizin biçmesine imkan tanıyan bağımsızlık, bütün dünyaya barış kokusunu yayan tarafsızlığımız varken, halkımızın zengin ruhunu öne çıkararak, insan ilişkişlerinde, çağa uygun örnek alınacak seviyeye ulaştığımız görünmektedir.

(244.sayfa)


Hakimiyet kayıtsız, şartsız milletindir
Türkmenistan’da egemenlik ulusundur. Hakimiyet kayıtsız, şartsız milletindir. Hakimiyet doğrudan doğruya veya vekil organlar tarafından temsil edilir.

(255.sayfa)


Milletini sevmek kalbınde olmalıdır
İnsan, gönlünde beslediği arzulardan ümidini keserse ruhen çöker, hayal kırıklığına uğrar. Merhamet, şefkat, dürüstlük, adalet, manevi yücelik, birliği muhafaza etmek, milletini sevmek, komşularını sevmek, halkını sevmek, vatanını sevmek duyguları insanın kalbinde olmalıdır.

(288.sayfa)


Milletin birlik ve beraberlikle yenemeyeceği güç yoktur
Aziz Türkmenim!

Mutlu ve coşkulu günlerde de, hüzünlü ve mutsuz günlerde de Türkmen olarak sağlam birleşin!.. Milletin birlik ve beraberlikle yenemeyeceği güç yoktur.

(383.sayfa)


Milletin geçmişinin yüceliği gösterilmelidir
Milletin kendisine, gücüne, geleceğine güven ve kıvanç duyması için ona geçmişinin yüceliği gösterilmelidir.

(398.sayfa)


Milletin özü, onun zihniyetidir

(400.sayfa)