Nuh peygamber, ihtiyarlara çocuk terbiyesinde akıllı,
vakur, ferasetli, dikkatli hareket etmelerini buyurdu ve bunu çocukların
gerçek insana yakışacak özellikleri taşımaları için
büyük bir mesuliyet olarak ihtiyarların omuzuna koydu. Çünkü
Nuh peygamber gençlerin hata yapmamalarını, yanılmamalarını
istiyordu. O şöyle vaaz ediyordu:
Büyükler bir kez yanılırsa, küçükler
bin kez yanılır. Evde baba yanılsa, oğul yanılır;
ana yanılsa, kız yanılır; babalık ve analık
(kaynana ve kaynata) yanılsa, gelin yanılır. Bunun için
Türk İman ev adabını ihdas etti.
O adab-ı muaşeret aşağıdaki gibidir:
1.
Büyükleri saymak.
2.
Küçükleri sevmek.
Nuh peygamber; Büyüğünü saymazsan, küçüğünü
sevmezsen insanlık kaybolur; acımasızlık başlar.
buyururdu.
3.
Ana-babaya hürmet etmek.
O, bu konuda çocuklara sevdirerek nasihat etti.
Ana-babanızın yüzüne bakarak konuşmayın, onlara
surat asmayın. Bir şey buyururlarsa mutlaka yerine
getirin.dedi. Bunlar çocuklarda kısa zamanda alışkanlık
haline gelir.
4.
Temiz ve uyumlu giyinmek. (Dış görünüş)
Nuh peygamber şöyle buyururdu: Giysi insanı süsler,
göze hoş gösterir. Kendinize yakışan giyecekler
giyin.
5.
Evinde kendi emeğinle, alın teri dökerek kazandığın
nesneleri bulundurmak.
Nuh peygamber: Kimsenin bir şeyini alma ve evine
getirme, kendi üzerine geçirme. buyururdu. O ayrıca
Ev-ocak, ziyaretgahtır.derdi.
6.
Evin süsü, derli toplu olması, göze hoş görünmesi ve temizliği.
Evdeki her bir nesne gönlünü rahatlatmalıdır,
keyfini düzeltmelidir, insanın kalbinde yaşama sevinci uyarmalıdır.
diye Nuh peygamber tekrar tekrar söylerdi. Evin pis olursa kendin de
müflis olursun, moralin bozulur, keyfin kaçar.derdi.
7.
Evini, evin içindekileri, evin dışını, yani komşularını,
yakınlarını, semtini korumak.
Nuh peygamber: Öncelikle komşularınızı
ve mahallenizi içinizden gelerek koruyun. Çünkü düşman komşunun
evini talan ederse sıra sendedir. buyururdu.
8.
Ruh yüceliği.
Nuh peygamber şöyle nasihat ediyordu: Ruhunuz yüce
olsun. Şad olun. Ruh yüceliği ömrünüzü ışık ve
mana ile yaldızlar. Zor işinizi kolay kılar.
9.
Hanımların süsü.
Kızlarınızdan gelinlerinizden zümrüt
taşları kıskanmayın. Nerede varsa bulup getirin, onlara
verin. Kızının, gelininin kalbini kıran Türk iman
(Türkmen) değildir. Onlar fıtraten nazik oldukları için
gönülleri de naziktir. Onlara nazik davranmak isterseniz gönüllerini
alın. Değerli taşları boyunlarına, arkalarına,
göğüslerine taksınlar. Ama yüzlerine dokunmayın, yüzün
kendisi bin zümrütten değerlidir. Ulu Tanrının
kalpteki sevgisi, nuru yüzde temerküz edip dünyaya meşale olur. Böyle
yaparsanız onlar daha bir güzel görünür, nazik olur, gönlünüzü
açar, ruh verir. diye, Nuh Peygamber vasiyet ederdi. Her zaman
Evin süsü, yakışığı kızlar, gelinlerdir.
Gül bahçede güzel; gelin, kız evde. derdi.
Bunlardan başka da Nuh Peygamber:
Ocaklarınızın alevini söndürmeyin.
Ocak sönerse, ömür söner. Ateş, yaşayıştır. Ateşle
dertler def edilir, kötülükler korkutulur. derdi.
(11-12.sayfa)