Merv, padişahlık tahtının
bulunduğu yer, devlet bayrağının dalgalandığı
merkez ve Selçuklu nesline Allahın yardımının ve
desteğinin gönderildiği mekandır. Bu nedenle ülkenin,
devletin diğer köşelerinden daha farklı ve daha düzenli
olmasına dikkat edilmelidir. Çevreden ve merkezden uzakta bulunan
vatandaşlarımız ve yönetimimiz altında bulunanlar, her
zaman merhametimizin ve şefaatimizin altındadırlar. Her bir
vacip işi de, bu çevrelerin divanının güvenilir, kendisine
göre benzerlerinden daha istidatlı, büyük işleri yerine getirdiğinde
başarı göstermiş, hayat sınavlarından geçmiş ve tecrübe
kazanmış, beldenin vergilendirme işlemleriyle ilgili son derece
hasas noktaları bilen, ve bizim sınavımızdan geçmiş,
becerikli vekillere veriyoruz. Uzun yıllar o vilayet divanının
başkanlık görevini, meşhur alim Zeyneddin Seyit yapmıştı.
Allahın izniyle ve yeniden bu göreve seçilmesiyle biz bu
vazifeyi onun üzerine yükledik, onun bu işteki cesaretine, ileri görüşlülüğüne,
becerisine, yumuşak huyuna, yüksek ilmine ve dindarlığına
güvendik. Bu takdire şayan huylarıyla dünyada nadir insanlar
arasında yer almaktadır. Onun devlete verdiği hizmetler
de o kadar büyük ki onların karşılığı olacak
ödül bulunamıyor, çünkü ona verilen hiç bir ödül, onun saygınlığına,
onun başarılarına layık olamaz. Onun yazdığı
ve yaydığı, devleti şanlandıran ve birçok defteri
süsleyen şahane şiirleri ve nesirleri, daimi kalacaktır. Onlar,
hiç bir yalan dünyevi süslerle kıyaslanamayacak derecede değer
biçilmez kaynaklardır. Bunun gibi bir çok hasiyetleri olan bu
zat, asaletini hiçbir zaman kaybetmez. Mali kurumun başkanlığı
görevi ise her zaman onun yardımcılarının üzerine
yükleniyordu. Zeyneddin ise, (Allah ona yardımını
ziyadeleştirsin), bizim emrimizdeydi ve sarayda büyük sorumluluk
gerektiren vazifelerden birinin başındaydı. Fakat, Mervin
vergi işlerinin bizim koyduğumuz vergi kuralları uyarınca
ve Zeyneddinin olmadığı bir vakitte (Onun kuvveti artsın)
yüksek hakime ve ailesine ait özel araziler, menkul ve gayr-ı
menkul malvarlıkları için ödemeler, divanı memnun
etmeyecek derecede, tabiiyetlerin ve yönetim altında bulunanların
rahatlığını sağlayamayacak derecede tahsil
edildiği bize ulaştırılan bilgilerde söylenmekteydi ve
Zeyneddinin raporundan sonra bu durumlar göz önünde
bulundurularak, biz Zeyneddine, (Allah ona kuvvet versin) kendisinin
bu işle meşgul olmasını ve bu işi organize etmesini
emrettik. Sarayımızın ve divanımızın, onun
burada bulunma şerefinden mahrum edilmesine ve bırakılmasına
rağmen biz diğer işlere kıyasla bu işe ayrıcalık
vererek, ona yeniden (Allah onu korusun) sarayda mali kurumun başkan
yardımcısı olmasını, tüm Merv vilayetinin aynı
zamanda şehrin, köylerin ve çevredeki bizim mülkümüze ait ve 43 yılının
vergi işlerini ve hasılat vergisinin tahsil edilmesini onun üzerine
yükledik. Biz onun bu işi rahat ve tam güvenle takip etmesine ve eski
yüksek valiye ve ailesine ait özel araziler, menkul ve gayr-ı
menkul malvarlığına ait, usule uygun olarak eski ve yeni
ödemeleri tespit ederek, düzenlemeye imtiyaz verdik. Her bir yere
adaletli, anlayışlı ve namazlı tahsil memuru göndersin,
o da hem haraç konusunda vergilerin kaydını kitaba geçirsin
hem bu işte doğru yolu takip etsin, önemli şeyleri yazsın,
ödemeleri belirlesin ve zamanında düzeltilmiş ve düzenlenmiş
bir şekilde divana sunsun ve işlerin gidişatı konusunda bilgi
versin. Zeyneddin, (Allah ona yardımını ziyadeleştirsin)
seyitlerin nafakası için ayrılan (Allah onların sayılarını
artırsın) giderlerin ve verginin geri kalanlarını
hesaplamasını, ayrıca diğer ün kazanmış kişilerin
nafakasını ve idare (devlet memurlarına ve din adamlarına
verilen daimi emeklilik maaşı) için, her birinin payını
belirleyip, yazılılarak verilecek şekilde kaynak ayırmasını
emrediyoruz. Bu kaynakların harcanmasına bakacak güvendiği
insanı tayin etsin. Eger masrafların veya vergilerin bir kısmı
başka yerlere harcanmışsa onları iade
etmeli ve önceki hale getirmeli,
meşhur insanlar için ayrılan paralara dahil etmeli ve eski haline
getirmelidir. Vergi ile ilgili işlerin durumunu bilmek zorundadır.
Kimin vergi toplamaya yeni başladığını ve belli
insanların ödemeleri gereken vergiyi, borçlarını
bildirmelidir. O gelir ve masrafları yazsın, eski
hesaplara dikkatli baksın, eger bazı şeylerin yazılmadığını
veya hainlik edildiğini tesbit ederse, o zaman bunları düzeltmek
zorunda olduğunu bilmelidir.
Bütün naipler Zeyneddine,
(Allah mertebesini yüceltsin) çok büyük saygı ve hürmet göstermelidirler.
Ona vergi ile ilgili konuları çözen ve memurların halka nasıl
davranılmasını gösteren esaslar hazırlanmalı:
Tüm vergi memurları yüksek
teftiş kuruluşu (Allah onları korusun), ona hesaptan düşülen
gelir vergisi ve harçlar ile ilgili rapor versinler, o da bunları
dikkatle incelesin, inceledikten sonra işinde kullansın. Emirin
naipleri, (Allah onlara yardım etsin), Zeyneddine saygı
esaslarını koymaya yardım etsinler ve onun işlerinin başarılı
olmasını sağlayacak gerekli olan her şeyi temin
etsinler. Başkan vekilleri (Allah onları korusun), ona mümkün
olan yardımları esirgemesinler, herşeyde onunla mutabakat sağlasınlar
ve onun naibinin ortaya çıkan ihtiyacına göre tüm
taleplerini yazsınlar ve ona güvensinler. Tüm vekiller, amil-i,
mutasarrıfı, asbab-ı muamele, zımmi, reaya ve
belirli şahıslar (Allah onları korusun), Zeyneddini
mustauf-i naip olarak kabul etsinler. Ona aylık ücret bağlanacak,
emirde bahsedildiği ve vesikaların gösterdiği üzere hiç
bir şeyde ona karşı gelinmeyecektir. Şöhretli ulema, sadık
ve dil uzatılamayan Nasiheddin (Allah ona yardımını
ziyadeleştirsin) işbu kararın yerine getirilmesi ile ilgili
olarak mevcut tüm imkanları kullansın, gücünü pekiştirsin.
Zeyneddine saygı gösterin, hürmet edin, onun kalemine güvenin
ve kendisinin gönül huzurunu kazanmasını sağlayın
ve Allahın izniyle ona katiyen tabi olun.