Köy hırsızı hakkında

Bir sohbet esnasında köydeki hırsız bir kişi hakkında konu açılıyor. Konuşma esnasında Devletmehmet Azadi, hırsızın iyi yönlerini insanlara anlatıyor. Diğer sufiler ağız birliği etmiş gibi, birden hırsız hakkında iyi şeylerden bahsetmeye başlıyorlar. Bu sohbete başkaları da katılır bakarlar ki, o hırsız, melek olmasa da, melek gibi değerlendirilmektedir.

Günler, aylar birbirini kovalar. Hırsız Azadi’nin evine gelmiş.

-Kudretinize hayranım, Azadi Pirim, beni ne günlere getirdiniz?- diye haykırır. Filan sohbette hakkımda yaptığınız konuşmalar kulaklarıma geldi, işitince başım göklere yükseldi. Hırsızlığı o gün bıraktım. Uygun olmayan ufak bir iş yapsam “Acaba Azadi Pirim ne der diye kendimi sorguluyorum. Siz ruhuma girip beni fethettiniz,” der. Bunun üzerine Azadi:

-“Senin kalbinde iman var, senin insafın uyandı” der.

Yine bir sohbette Azadi’ye şöyle sorarlar:

-Pirim siz filancanın hırsız olduğunu bildiğiniz halde methettiniz. Bunun hikmeti nedir?

-Bir kişi hakkında sen güzel şeyler söylesen, ben iyi şeyler söylesem, o iyi şeyler söylese, o kişinin iyi tarafları aydınlığa çıkar. Eğer sen kötü şeyler söylesen, ben kötü şeyler söylesem, o kötü şeyler söylerse, o kişi kazanın karasıyla boyanmış gibi olur. Mümkünse birinin kötülüğünden değil, iyiliğinden bahsedin.

(302.sayfa)