Bir zamanlar, talihi hiç yaver
gitmemiş fakir bir kimse, hayattan bıkıp, dünyaya küsmüş,
kadere ve Tanrıya isyan etmiş. Tanrının emriyle yanına
bir veli kişi gelip, halini sormuş. Fakir halinden şikayet etmiş.
Bunun üzerine veli kişi
-Sana bir ay süre vereceğim,
nereye istersen git, kimin hayatını beğenirsen söyle,
onun hayatıyla seninkini değiştireceğim, demiş.
Fakir, hayatını beğendiği
kimselerin yaşayışına yakından bakınca beğenilecek
bir taraf bulamamış. Veli kişi bir ay sonra gelip halini sormuş.
-Sen filancanın kaderini al,
hem zengin hem ilimli. Bu civarda böyle biri yoktur, demiş.
İsyankar adam;
-Yok, onunkini istemem! Onun
evladı yok!
-Öyleyse, şu hanın hayatını
al, dört tane aslan gibi oğlu var, koca ülkenin hanı!
-Hayır, olmaz! Bir savaş
olsa, başını ortaya koyarak savaşa gidecek kadar hayatımdan
bıkmış değilim.
Veli kişi, arka arkaya bir çok
insanın hayatını teklif etmiş. Fakir, sonunda kendi
kaderinden iyisinin olmadığını anlamış.
(100-101.sayfa)