Eskiden çocukları olmayan
bir karı-koca Mekkeye hacca gitmeye hazırlanmışlar,
ama bütün ömürleri süresince biriktirdikleri ikiyüz sikkeyi ne
yapacaklarını bilememişler. Sonunda ikiyüz sikkenin yarısını
bir bohçaya koyup komşularından birine emanet etmişler. Diğer
yarısını da Türkmen komşularına emanet etmişler.
Türkmen komşu sikkeleri getiren
karı-kocaya;
-O köşedeki sandığı
açıp içine koyuverin, demiş.
Karı-koca sağ-salim
hacca gidip geldikten sonra, emanetlerini almaya gitmişler.
Önce gittikleri komşuları;
-Komşu, paranı kullandım,
yüz sikkeni yüzelli sikke yaptım, kendime de birşeyler kaldı,
diye cevap vermiş. Sonra Türkmen komşularına gidip sikkelerini
istemişler. Türkmen
komşuları;
- O köşedeki sandığı
aç, bıraktığın yerde duruyordur! demiş.
Hayat bu. Hiç bir şey kendiliğinden
olmuyor. Türkmen, komşusundan bir emanet alıp da onu geçici
olarak kullanmak zorunda kalırsa, kendi malından çok daha iyi
bakar. Kullandığı şey bozulursa yerine yenisini alır
ve özür diler.
Emanete iyi bak, sahibi başkasıdır!