Melik Şaha sormuşlar:
-Sen her zaman sakinsin, senin
yanına girenler Allahtan da, senden de hoşnut olarak çıkıyorlar.
Senin kızdığını, kaşlarını çattığını,
birine bağırdığını gören yok. Nasıl
böyle olabiliyorsun?
-Benim her istediğim yerine
geliyor, fısıldadıklarım dahi gerçekleşiyorsa bağırıp
çağırmak niye! Bir adam benim huzuruma çıktığında
korkudan kalbi titrer, yanlış bir şey söylerse kellesinin gideceğini
bilir, iyi sözler söylerse mükafatlandıracağımı
bilir. Daha tehdit edilmeden korkan kişiyi tehdit etmek niye? Onlar
benim huzuruma gelmeden önce gece-gündüz Allahtan benim kalbime
iyilik vermesini diliyorlar. Allahtan dilenecek şeyi benim vermemi
istiyorlar. Onlar, Allahın yerdeki temsilcisi diye yanıma
geliyorlar. Peki, bundan sonra ben onlara Allahın yerdeki
temsilcisi kötü biriymiş dedirtmeli miyim? diye cevaplar Melik Şah.
(185-186.sayfa)