Su perisi ve delikanlı hakkında rivayet

Ben çocukluğumda bir rivayet dinlemiştim:

Bir delikanlı yüzmek için nehire gider. Bir de bakar ki ne görsün, bir su perisi dünyadan habersiz suda yüzmekte. Delikanlı arkadan yavaşça yaklaşarak periyi yakalar.

-Ben seni sevdim, benimle evlen, der.

-Yiğit, sen sevilmeyecek yiğit değilsin. Ama sen suyun altında, ben ise yerin üstünde yaşayamam. Bu sevgi ikimizi de betbaht eder. En iyisi ben senin isteklerini yerine getireyim. Ama sen aklını kullan, düşün, kendine uygun bir yar seç!

Su perisi, delikanlıdan nehri yüzerek geçip, dağ eteğinde bir ateş yakmasını, saçından koparıp delikanlıya verdiği bir tel saçı ateşe tutmasını söyler. Delikanlı söylendiği gibi yapar. Birden kara dağın yamacı yarılır, büyük bir kapı açılır, delikanlı buradan içeri girer. Mağarada perinin anlattığı gibi sihirli aynayı görür. Delikanlı aynada uzun uzun kendine bakar ve sonra orda bulunan perdenin arkasına geçer. Delikanlının gözleri kamaşır. Süslü, güzel bir köşkün içinde en yüksek tahtta bir peri oturuyormuş, delikanlının nazarı ona düşünce yıldırım çarpmış gibi kemikleri titremeye başlamış. Onun sağında daha alçak bir tahtta başka bir peri kızı oturuyormuş, cevher, inci, mercan, altın, gümüş takılar içinde zor görünüyormuş. Sol taraftaki tahtta da yüzünden, gözünden, sevgi, muhabbet ve nur saçılan başka bir peri kızı varmış.

Delikanlı, kızlara kısa müddet bakmış ve en yukarıda oturan periyi kolundan tutup dışarıya çıkarmış. Kapıdan çıkar çıkmaz yanındaki perinin güzelliği, nurlu günle çatışıp, gökde güneş tutulur. Delikanlı gururla periye bakar bir de ne görsün, elinde tuttuğu güzel şah kızı meğer bir yılanmış. Bu duruma şaşıran Delikanlı bağırarak su perisine seslenmiş.

-Sen peri diyerek bana kimi tutturdun?

-O yılan değildir. Allah izin verirse düğünden sonra o ejderha olur!

-Ben sana ne kötülük yaptım ki bana ejderha verdin?

-Ben sana girişte ayna var, aynaya bak demedim mi?

-Evet, dedin ben de baktım...

-Sen aynaya bakmış olsan da kendini görememişsin. Sen kendini görmüş olsan da tanıyamamışsın. Sen gümüş haline bakmaksızın altın kızı seçip aldın. Şimdi o bir gün peri olsa, iki gün ejderha olur. Senin payın gözünden, yüzünden nur saçan kızdı, sen ona münasiptin, o da sana münasipti. Bundan böyle seçip aldığın periye yâr değil, hizmetçi olursun, demiş ve denizin dibine dalıp gitmiş...

(372-373.sayfa)