Kadim zamanlarda baba ve oğulu
haksız yere hırsızlıkla suçlayarak mahkemeye
getirmişler. Padişah, suçlu denilen baba ve oğula kırk defa
kırbaçla vurma cezası vermiş. Önce babaya 40 kamçı
vuruyorlar. Baba dişini sıkıp, sırtı lime lime kan
içinde kalsa da mertçe buna dayanır.
Sonra oğulu kırbaçlamaya
başlamışlar. Birinci kırbaç değer değmez babası
vah diye inlemiş. Padişah ihtiyar babayı yanına çağırmış:
-Sana kırk kırbaç
vurulduğunda hiç ses çıkarmadın, mertçe dayandın,
şimdi neden bağırıyorsun?
-Ey cihan şahı, beni kırbaçladıklarında
kamçı sadece tenime dokunuyordu, oğluma değen kırbaçlar
doğrudan ciğerime dokunuyor, demiş.
Bu cevap padişahın hoşuna
gitmiş ve ferman çıkarmış:
-Böyle bir kişi hırsızlık
yapmaz, onları serbest bırakın.
(316.sayfa)