Ruhname
kitabı, Türkmenin Altın Asrındaki maksadının
hasıl olmasını, Türkmenin yüreğinin sürekli
heyecanlı, aydın ve ferasetli çarpmasını sağlayan
güç olmalı. Gerçek Türkmen kendine eziyet etmez ve kim olduğunu
unutmaz, hayatta omuzlarına yüklenmiş olan milli borçlarını
unutmaz. Türkmenin dış görünüşü, onun iç dünyasından
ayrılamaz. Gerçekten de, Türkmen kendi bedeninin, muhakemesinin
ve ruhunun arasındaki hassas dengeyi korumayı bilmelidir,
onların hepsine gereğince dikkat etmelidir.
Kendi ruhı dünyası
ruhi dünyası hakkında endişelenen ve hem bedenen hem
de aklen gelişmesine dikkat eden gerçek Türkmen için heyecanla çarpan
yüreğinin, teşne ruhunun, hisli kalbinin, şairane gönlünün yüceliğini,
içten gelen çoşku ve heyecanlarının sönmemesini sağlayan
Ruhname olmalıdır.
(22.sayfa)
Ruhname; birlik beraberliğin kitabıdır.
Çünkü o Türkmen milletininin şimdiki zamanıyla tarihini birleştirecek
tek temel esastır. Şimdiye kadar Türkmen edebiyat ve sanat
tarihinde bir çok değişik Sözler, hususi Sözler, açık ve
net Sözler vardı, ama bütün bir Söz olmadı. Ruhname bizzat
bu eksikliği doldurmalıdır. Ruhname milletin eline tek ve
bütün bir tarihi yolu, tek ve bütün bir hayat yolunu, tek ve bütün
bir ruh heyecanını vermelidir. Benim ana felsefem; birlik ve bütünlük
felsefesidir. Çünkü birlik ve bütünlüğün olmadığı
yerde millet de yoktur. Ezkaza olsa da ömrü uzun olmuyor.
(23.sayfa)
Vatandaşlarım! Bugünün,
yarının Türkmen halkı kendini tanımalı! Üstün
taraflarını, zayıf taraflarını, bilgeliğini,
nadanlığını bilmeli! Derdin ne olduğunu bilen
tabib, anında derdin dermanını da bulabilir! Kendine akıl
erdirebilen halk da kendi eksikliklerini çabucak tamamlayıp o
eksiklerden kurtulabilir! Ruhname Türkmenin kendisi hakkındaki
kitabıdır!
Ruhname, yalnız Türkmen için
değildir! Ruhname bizim aramızda yaşayan, sevincimizle
sevinip, övüncümüzle övünen, bizimle beraber bu toprakta Altın
asrımızı yaratmakta olan diğer halkların, kardeşlerimizin
de kendi kitaplarıdır!
Ruhname, dünyada yakınımızdaki
uzağımızdaki, komşumuz kardeşimiz olan diğer
halkların da kitabıdır! Bir insanı tanıdıktan
sonra dost olursun! Ruhnameyi okuyan her yabancı bizi daha çabuk
tanır, daha çabuk dost olur, bizim kendimizi dünyaya kabul
ettirmeye götüren yolumuzda uzağımız yakın olur,
tanışımız dost olur!
(25-26.sayfa)
Ruhnamede, Türkmen halkının
binlerce yıl içerisinde olgunlaşan tarih şuuru, manevi güç ve
kuvveti bir araya toplanmıştır.
Ruhname bir gemidir. Bu gemi, Türkmen
tarihinin uçsuz bucaksız denizinde, geçmişin haberini geleceğe
iletmekle görevlidir.
Ruhname bir çapardır. Bu çapar,
geçmişin sırlı ve zaruri haberlerini geleceğe
iletmektedir.
İşte bu yüzden ben şöyle
diyorum:
Türkmen ruhu bir alem ise,
Ruhname bu alemin yerini tam olarak tutamaz. Bu en azından hacim
olarak imkan haricidir.
Ancak Ruhname, bu alemin merkezi
olmalıdır. Bu alemde meydana gelen ve meydana gelecek tüm
kozmik cisimler, onun çekim alanında, kendi yörüngelerinde yaşamaya
devam ederler.
(69.sayfa)
Ruhname, milletimizdeki manevi üreticilik
kabiliyetlerini uyandıracak ve onları görülmemiş yüksek
seviyede çalışkan hale getirecek bir kitaptır. Büyük maddi
gelişmelerin göze görünmeyen manevi katalizörü olacak bu tarihi işte,
bizim yardımcımız olan güç, geçmişimizden duyduğumuz
gurur ve geleceğimize olan güvenimizdir.
Ruhnamenin felsefesi, bu onur
ve güvenin temeli; Ruhnamenin duygusal ciheti ise bu onur ve güvenin
özüdür.
(76.sayfa)
Ruhnamenin yeni
bir dünya görüşü olduğunun manası şundan ibarettir:
Tabiatı, cemiyeti, şahsiyeti harekete geçiren güç ruhtur. Ruh
olmazsa hayat olmaz, ruh hayatın cevheridir.
(160.sayfa)
Ruhname, bizim yolumuzdur!
Ruhnameyi okuyan her bir Türkmen, kendisini idrak edecektir.
Ruhnameyi okuyan diğer milletlerden, devletlerden olanlar Türkmeni
tanıma imkanı bulur!
(404.sayfa)