Türkmen milli musikisi

Türkmen milli musikisi, milletin kalp nağmeleridir. Türkmen musıkisinin sadeliğine, özgünlüğüne diğer halklarınkine benzemediğine bütün dünya şahittir. Türkmen musıkisi, derin felsefe ile yoğrulmuş olmasıyla diğerlerinden ayrılır. Bu hususiyeti, onu mânâ derinliğine kavuşturmuştur. Genel olarak söz sanatı, edebiyat ve musıki, Türkmenin esas milli dehasının ortaya çıktığı alandır. Türkmen dutarının(*) sesi, bu milletin yaratıcı zekasının ne kadar ileri seviyede olduğunun canlı kanıtıdır.

(176.sayfa) 



Toyların, bayramların bezeği sazlar hakkında ecdadımız; “Müzik ve tören insanı terbiyeleyen iki husustur. Bunlardan tören ten alemiyle, müzik ise ruh alemiyle ilgilidir. Tören ile müzik birleşirse insanın maddi ve manevi dünyası terbiyelenir.” Diye tespit etmişler. Ben “Devletlerin, milletlerin özelliklerini anlamak istiyorsanız, onların müziğine bakın, ailenin bahtiyarlığını bilmek için o evde şarkı ve müzik avazının yankılanışına bakın!” demek istiyorum. Bizim atalarımız, savaşa çıkarken, askerlerin morelini yüksek tutacak müzik aletlerini, tuğ ve bayraklarının hepsini yanlarında götürmüşlerdir. Köslerin gök gürültüsünü hatırlatan sesleri, zurnaların kalbi titreten sesleri, gıcağın(*) mukaddes nağmesi... Tarihte Türkmen cemiyetinin güç, ilham ve gayret kaynağı olmuştur. Her müzik grubunda yediden on ikiye kadar müzik aletleri kullanılmıştır. Şimdi ise bağımsız devletimizde, atalarımızın ruhundan ilham alarak, Türkmen müziğinin zenginliğinin devamlılığını çeşit çeşit saz aletleri kullanarak, milli özellikler taşıyan, kulağa hoş gelen, dinleyene zevk veren müzikler yaparak, öncelikle bizzat kendimiz sahip çıkarak onun güzelliğini aleme göstermemiz lazım.

(378-380.sayfa)