Şahsiyet

Cemiyetle ilişkiler konusunda, Kuran-ı Kerim’in nuruyla yaldızlanmış şifalı gücü içine sindirmiş, güzel ahlaki değerlere sahip Türkmen şahsiyet olarak, altın asrımızda daha bir güçlü olacaktır, cemiyetin iyi niyetli, sade, medeni ve güçlü bir ferdi haline gelecektir.  

(18.sayfa)


Aslında tarihin, nesilleri-nesillere bağlayan akışı içinde fertle cemiyetin kendi aralarındaki etkileşiminin kanunu şöyledir: Tarihin bir devrinde cemiyette toplanan kuvvet daha sonraki devirlerden birinde milletin kemale getirdiği fertte tabii bir surette ortaya çıkmalıdır.

(19.sayfa)


Her ferdi, ship olduğu kabiliyetleri gösteren sembolle göz önüne getirirler. Komutan eli silahlı, şair eli kalemli, tabip de eli ilaçlı olur. Devlet başkanı, tarihi şahsiyet ise kendi talimatını yazıp, onunla öne çıkar.

(20.sayfa)


Gücünü, gayretini, sevgisini, ihlasını, ömrünü bütünüyle ortaya koyabilen halkımız varken, bu toprağı cennete çevirip, muhteşem altın cemiyeti kuramazsak, ayıp olur!

(28.sayfa)


Yüce Allah bizi insan olarak yarattı, biz dünyaya insan olarak geldik, şimdi güzel bir toplum kurup, müreffeh devran sürüp, her bir vatandaşımızın asil ve dürüst insanlar haline gelmelerine imkan sağlamak bizim mukaddes borcumuzdur!

(28.sayfa)


İnsanı, hayat; şahsiyeti ise tarih terbiye eder.

(65.sayfa)


Ruhnamenin yeni bir dünya görüşü olduğunun manası şundan ibarettir: Tabiatı, cemiyeti, şahsiyeti harekete geçiren güç ruhtur. Ruh olmazsa hayat olmaz, ruh hayatın cevheridir.

(160.sayfa)


“Oğuznamelerden” anlaşıldığı üzere, Oğuz Han şahsiyet olarak erken olgunlaşmıştır.

(161.sayfa)


Köroğlu, Alp Arslan gibi şahsiyetler sıradan insan değillerdir.

(197.sayfa)


Bizim, Altın Asır’da millet olarak kalkınmamız, altın şahsiyetin özelliklerini olgunlaştırır. Millet geliştikçe, fert ona paralel olarak kemale erer. Ferdin esas özelliği de kamilliktir. Türkmen şahsiyetinin bedenen ve ruhen kemalatı, bizim kalkınmamızın bir ölçüsüdür. Biz, şahsiyetin kemale ermesi için, devletin tüm şartlarını sağladık.

(201.sayfa)


Fert millettin mayasıdır. İkisinin de aslı ve özü birdir. Bu yüzden, herbir fert kendinin manevi ve ahlaki seviyesinin, milletin manevi ve ahlaki seviyesi ile aynı olması için çaba göstermelidir. Fert için milletten değerli, milletten aziz şey yoktur. Türkmenin herbir ferdinin kalbi, milletiyle bir olmalıdır, kendi milletininkinden ayrı olmamalıdır. Türkmenin, altın asır’da kalbi vatan diye atan nesillere, bütün düşüncesi vatan olan akıllara ihtiyacı vardır. Vatan ve millet, herbir ferdin dilinde vird, işlerinin teşvikçisi olmalıdır.

(201.sayfa)


Sovyet egemenliği döneminde manevi dünyası boş kalmış olan Türkmenler, yani ecdadıyla ilişkisi kesilerek, aslını unutan Türkmenler, artık şahsiyetini milli değerleriyle süslemelidir. Ferdin gönlündeki temel duygu; milli gurur duygusu, ferdin bilincindeki temel düşünce; dünyayı Türkmence görme düşüncesi, ferdin ahlakındaki temel değer; Türkmen ahlakı, ferdin haysiyeti; milli haysiyet, ferdin manevi inançları arasındaki esas inanç; Türkmen Halkı’nın inançları olması gerekir. Kısacası, ferdin ruh portresini milli değerler şekillendirmelidir.

(202-203.sayfa)


Türkmen’in altın şahsiyetinin zihninde, bütün milli duygular ve bütün milli değerler ilk sıraya sahip olmalı, kabilecilik ve ırkçılık düşüncesini ise Altın Asır’da yok etmemiz gerekir.

(203.sayfa)


Millet ebedidir, kabileler geçicidir. Milliyet toplumu ebediyete taşır, kabilecilik ve aşiret düşüncesi ise toplumun kısa ömürlü olmasını netice verir. Her bir Türkmen ferdi bu düşünceyi kendine ilke yapmalıdır. Hayat gerçeği, hayatı anlamaya bağlıdır. Biz Türkmen olduğumuzu ne kadar derinlemesine, ne kadar sağlam anlarsak, Türkmenliğimiz o derece pekişir. Anlama işi ise ferdi planda gerçekleşir XXI. yüzyılda Türkmen milleti öne sürdüğü şahsiyet modeli ile güç kazanır.

(204.sayfa)


pervasızlık, umursamazlık, tembellik, boşvermişlik, neme lazımcılık, altın asrın Türkmen şahsiyeti’ne yakışmayan sıfatlardır. Her bir millet, Allah’ın dünya bahçesinde ektiği gülüdür. Yüce Yaratan için, her insanın olduğu gibi her gülün ayrı kokusu vardır. Biz kendi gülümüzün zamanından önce sararıp solmasına sebep olamayız. Bu yüzden gaye edindiğimiz tarihi hedeflere doğru emin ve hızlı adımlarla ilerlemeliyiz.

(206.sayfa)


Altın Asır’da da atalarımız gibi sebatkar, kararlı şahsiyetler olmalıyız. İstikrarlı, sebatkar, örnek, sade, gönlü açık şahsiyetler olmalıyız.

(206.sayfa)


Akıl, duygu, karekter, ahlak bunların hepsi Altın Asır’ın Türkmen ferdinde, şahsiyet bütünlüğünü kemale getiren unsurlar olmalı. Türkmen şahsiyetinin altın sıfatları, XXI. yüzyılda, görenin gönlünü coşturan, derecesiz müsbet tesirler bırakan yüce sıfatlar olmalıdır.

(208.sayfa)