İlim ve bilim hakkında

Okumak, öğrenmek Yüce Allah’ın senasıdır
Bugünün Türkmeni! Sen de okumaya devam ettiğin sürece bilimli adam sayılırsın, içindeki öğrenme aşkını yitirdiğin an cahile dönersin. Türkmen’in her bir vatandaşı ilim ehli, bilim sahibi olmalıdır. Bu durum onun ruhi dünyasının, yerinden fırlayacakmış gibi atan yüreğinin, ilme susamış ruhunun, hisli kalbinin, şairane gönlünün yüce olmasının ana gözelerinden biridir. Okumak, öğrenmek, hayat hakkında daha bir derin düşünmektir. Okuduğu zaman insanda yeni yeni fikirler, heyecanlar ortaya çıkar. Okumak, öğrenmek Yüce Allah’ın senasıdır. Benim yanımda ilim ehli, aydın insanların özel bir saygınlığı olup, onlara hususi hürmet ederim.

(17.sayfa)


İlim sahiplerine hürmet etmek
Oğuz Han yaşı senden bir gün büyük olsa da büyüğünü saymayı emretmiştir. “Ulu yoksa, ulema var” diyerek tecrübeli yaşlılar yoksa ilim sahiplerine hürmet etmeyi emretmiştir.

(98.sayfa)


Atabeglerin terbiyesini alan gençler, dünyanın her yerinde geniş dünya görüşleri, bilgileri, beden sağlıklarıyla askerlik ve komutanlık mesleğine ehil hale geliyorlardı.

(117.sayfa)


Zaman zaman derin düşüncelere dalıp, kendime dert edinip: “Keşke, lanetlenmiş Cengiz Han’ın vahşi ordusu, tarihte müreffeh bir hayat yaşayan yüz binlerce nüfuslu Köhneürgenç’in, Maru-Şahu-Cihan’ın (Merv’in), Şehristan’ın, Abiverd’in, Amul’un, Zem’in, Dehistan’ın şehir ve kasabalarını boynuna inci gibi dizip yaşayan Oğuzboyu’nun (Uzboy’un) üzerinden geçmemiş olsaydı, binlerce kitaplı kütüphaneler, “İlim yuvaları” yakılarak yıkılmamış olsaydı, şimdi Türkmenistan, iktisadi, siyasi, medeni, ilmi seviyesi ile dünyanın en üstün ve güçlü bir devleti olurdu.

(150-151.sayfa)


Artukoğulları Beyliği Anadolu’nun Türkmenleşmesinde büyük hizmet vermiştir. Kurdukları medreseler, himaye ettikleri alimler, kendilerine atfedilen eserler Artukoğulları Beyliğinin ilmin ilerlemesine büyük katkı sağladıklarını göstermektedir. Hatta ilk mekanik robotlar Artuklu alimler tarafından yapılmıştır.

(230.sayfa)


Bizim halkımızın herbir ferdi zengin olmalıdır. Ama ilk önce ilimli, seviyeli, ileri görüşlü insan olmalıdır.

(299.sayfa)


Aziz anne-baba, sen kendi ciğer parene:

Helal ile haramın farkını açıkça göster;

Yalan ile doğrunun farkını açıkça göster;

İyilik ile kötülüğün farkını açıkça göster;

Emek ile hırsın farkını açıkça göster;

İlim ile cahilliğin farkını açıkça göster;

Hayır ile şerrin farkını açıkça göster.

Bunların arasındaki farkı dil ile değil, yaşayarak, amel ile açıkça gösterir isen, evladına terbiye verdin demektir.

(330.sayfa)


Oku! Öğren! Üret!
Aziz oğlum, sevgili kızım! Oku! Öğren! Üret! Senin bilimli, ilimli, hünerli olman kuvvetli vatan, bağımsız diyar, kahraman halk için zaruridir.

(337.sayfa)


İnsanı insan yapan ilimdir.

En faydalı ilim topluma yarar sağlayan ilimdir.

Topluma faydalı olmayan ilimin hakiki ilim olduğu şüphelidir. İnsanoğlunun her işinin manası hayır görmektir. Çünkü fayda, hayır görmek toplumsal yaşamı temin eden unsurdur.

Alim, ilim adamı, toplumun manevi ve maddi gelişimi için hizmet vermelidir. Eger o bu işin dışında kalıyorsa, onun ilmi manasız, boş ve faydasız akıl satmaktan ibarettir.

İlim, içerdiği bilgi ve malumatın niçin ve kime gerekliliği belli olmayan boş birikim değildir. Faydasız ilim, cimri birinin köstebek gibi topladığı, sonra gizlediği, kimseye faydası olmayan zenginlik gibidir.

Alim ilim sahibidir. İlim başta cemiyete hizmet etmelidir ve bu aynı zamanda ilmin sahibine hizmet etmesi demektir.

Toplumun benimsemediği ilim bir kuru avazdır.

Alim ilmin sahibi, cemiyet ise alimin sahibidir.

Toplum ilimsiz, insan ise akılsız yaşayamaz. Allah, en önemli yaşama unsuru olarak insanoğluna akıl vermiştir. Bunun için insanda akılı, her maddi şeyden önce, elden, ayaktan, çalışma aletlerinden, kaba güçten önde gelmektedir. Aklın binlerce yıllık birikiminden, gelişmesinden ilim ortaya çıkmıştır. İlim insanoğlunun ayrıcalığıdır.

İnsanı insan yapan ilimdir.

Akıl ilmin kaynağıdır, zeka tohumudur.

Ruh, insan bedeninin yetersizliğini dolduran, insanı yücelten varlıktır. İlim ise ruhi kemalatın ve icraatın usulüdür.

Allah Teâlâ, diğer varlıklardan farklı olarak insana akıl vermiştir. İnsan aklı, ilim ile birlikte olgunlaşıp, bulduklarından daha fazlasına ulaşmıştır. İnsanın kanadı yoktur, ama ilim ve bilim vasıtasıyla kanatlılardan daha da yükseklere çıkmayı başarıyor. İnsana pek bir hız verilmemiş, ama ilim ve bilimle kainatın en yüksek hızına ulaşabiliyor. İnsana kuvetli, keskin tırnaklı pençe verilmemiş, ama ilim ile dünyanın en yüksek ve muazzam gücüne sahip olabiliyor.

Akıl ve ilim Allah’a yakınlaşma imkanı verir.

İlim, bulunduğun yerden daha yukarılara bakma imkanıdır.

İlim, yaşam selinde batıp gidecek insanın, kendi saçının telinden tutup kendisini kurtarma imkanıdır.

“Nasıl yaşamalı ve yaşamak için ne yapmalı” sorusuna cevap verebilen hakiki ilimdir. Bunu cevaplayamayan ilim kuru, boşuna masraf yaptıran, hayali şeylerle uğraşan ilimdir.

İnsanın üstünlüğü, kendisini bilmektir.

İnsanın borcu, bilmektir.

Bilmek, dünyaya akıl erdirmek, dünyada kendi yerini bulmak ve yerde kendini ispat etmektir.

Kılıcın zamanı geçti. Ama kılıç bile akıl ve ilmin ürünüdür

(333-334.sayfa)


Bilmek üç basamaktan ibarettir:

Okur yazarlık.

Bilim.

İlim.

Bilim, insanoğlu tarafından teşkil edilen hazinedir. Okur yazarlık ise bu hazinenin anahtarıdır. Okur yazarlık, yazma, çizme vasıtasıyla bilim dünyasına erişimi sağlayan kapıdır.

Bilim basamağında insan, kendinden öncekilerin hazine ve aklını öğrenir, yoğrulup, gerekli olanını seçip alır, gerekli olmayanı bir kenara atar. Kendine zaruri olan şeyleri arar ve beynine sindirir.

 Aziz vatandaşlar!

Bağımsız ve Tarafsız Türkmenistan’da ilim ve bilim alanında köklü değişiklikler yaparak “Yeni Bilim Siyaseti”ni uygulamaya koydum. Sovyet dönemi eğitimi günümüzün talebini karşılamıyor. Bilim siyasetinin ana hedefi, çocuğu sokak terbiyesinden kurtarmak, aile terbiyesini pekiştirmek için anne ve babalara yol göstermektir.

(344-345.sayfa)