 |
1930-1937. yıllarında milliyetçi, halk düşmanı, eşkiya
diye adlandırılarak kurşuna dizilen, sürgün edilenlerin
sayısını tespit etmek zor. Çünkü insanlar köylerde,
şehirlerde, her gece sessiz-sedasız yitip kayboluyorlardı.
Onları sormaya, aramaya korkulurdu
Türkmen halkı bu
ruh çöküntüsü içerisinde yaşadı. (296.sayfa)
|
 |
Savaş,
bak, nasıl da korkunç! XX. asır insanoğlunun ömründe
ciğer dağlayan, büyük kayıplar verilen, çok canların
feda edildiği, kanlı ve vahşi bir asır oldu. İki dünya
savaşı, onlarca sınır savaşı, devletlerarası
savaş oldu. O savaşlara bazen zorla, bazen gönüllü bizim vatandaşlarımız,
Türkmenler de katıldı. Sadece İkinci Dünya Savaşında,
Alman işgalcilerine karşı savaşta 740 bin
Türkmen vefat etti. Onbinlerce adam sakat kaldı. O vatandaşlarımızın
kaybını malla, parayla ölçmek mümkün değildir. Biz
savaşta şehit olanların hepsine Türkmen devletinin kahramanları
adını verdik. Onların makamları Cennet olsun, yattıkları
yer nurla dolsun!
(42.sayfa)
|