Yöneticilere büyük görev düşmektedir

“Hakim isen, halkı gün gibi ısıt”

Zengin olmak her halkın arzusudur. Arzular, devletin yol göstermesi ve rehberliği olmazsa gerçekleşmez. Yüce Tanrı’nın eşsiz benzersiz azametine tazim ederek, Ruhname’yi Türkmen’in aslı, bugünü, yarını etmek için zekası keskin, ferasetli, harama bulaşmamış yöneticiler gerektir. Vatandaş, sen muhtar, sen hakiki muhtar olmak istiyorsan, bütün bir köyün hem anası, hem babası sensin. Senin bütün köyün hizmetinde gece gündüz koşuşturan adam olman lazım. Eğer sen kendini köyün sahibi zanneder de kendi menfaatlerini köy menfaatlerinden üstün tutarsan, senin yolun bizim yolumuza uymaz.

Sen ilçenin kaymakamı veya ilin valisi isen, ilin, ilçenin kaderi senin omuzlarına yüklenmiştir. Sen atamız Mahtumkulu’nun “Hakim isen, halkı gün gibi ısıt” dediği gibi halkını güneş ışığı gibi adaletli ısıtamıyorsan senden yönetici olmaz.

(382.sayfa)


Türkmen’in çeşitli mevkideki yöneticileri, Türkmen’in baş yöneticisini destekler mahiyette ortaya çıkmalılardır

Bizim yaşadığımız dünyada, mesut, uyumlu hayat sürdüğümüz bu devirde, bir doğal afetle veya içteki ya da dıştaki kötü niyetli insanların tesiriyle ortaya çıkacak büyük felaketlerle karşılaşırsak (bütün bunlardan Allah korusun) Türkmen’in çeşitli mevkideki yöneticileri, Türkmen’in baş yöneticisini destekler mahiyette ortaya çıkmalılardır. Kendini kurşuna siper edip, kahramanlık diye ölümü kabul etmek veya zor günlerde gizlenmek Türkmende namertlik olarak değerlendirilir. Bu konuda Türkmenler “Ölümün de ötesinde namertlik vardır.” demişlerdir.

(382.sayfa)


Birlik ve beraberliği pekiştirmek bütün Türkmen yöneticileri için geçerlidir

Türkmenler, ne zaman güçlendilerse, dahili kavga ve fitneler yüzünden birbirlerini kırmışlar, kuvvetli devletlerini yıkmışlardır. Biz bundan ders alarak birlik ve beraberliğimizi daha da pekiştirmeliyiz.

Bu sözler, devlet yöneticileri için, her daire, fabrika, şehir yöneticisi için, kısacası bütün Türkmen yöneticileri için geçerlidir.

(383.sayfa)


Devlet idarecilerinin görevi

Bir çok şey idarecilerle direk ilgilidir. Ben, bir Devlet Başkanı olarak, tayin edilen idarecilerin halkın ve vatanın menfaatlerini gözeten, kendisine güvenilen, görevine canu- gönülden yapışan kişilerin olmasına dikkat etmeliyim. Devlet memuru olarak çalışacak kişilerin seçimi konusunda Halk Maslahatı’nda milli kanun kabul etmemiz gerekir. Bu kanunda devlet memuru olmak için gerekli şartlar, tayinlerde uygulanacak usuller, devlet idarelerinde memurluk statüsü ve açılacak kadrolar, amir ve memurların verimli çalışması için görev ve yetkilerini belirlemeli. Herbir vatandaşın devlet memurluğuna seçilebilme hukuku kanunen korunabilmeli, memurluk seçiminde şahısların milletine, uyruğuna, mülkiyet ve makam seviyesine, yaşadığı yere, inancına bakılmaksızın, kabiliyeti ve mesleki bilgisine göre Türkmenistan’ın tüm vatandaşlarının girebilmeleri için eşit haklar sağlamalı; eşitlik durumunda eğitim seviyesine, mesleki tecrübesine, siyasi ve hukuki bilgisi ile farklılık göstermesine, düşüncelerinde ve işlerinde dürüstlüğüne, düşüncelerine, iş verimine, vatana, millete ve Türkmenistan Devlet Başkanı’na sadakati göz önünde bulundurulmalıdır. Çünkü ben bunları tecrübelerimden bilmekteyim. Yönetici, kabiliyetli, mesleğinde başarılı olanları seçmeyi, onların yaptığı işleri düzenli olarak denetlemelidir, idareciliği başarıyorsa o müessesede istikrarlı ilişkiler ve gelişmeler olur.

Devlete, halka sadık kimselerin, layık oldukları görevlere tayin edilmesi gayet önemli bir meseledir. Bir yönetici, şahsi menfaatlerinden ziyade, milletin, halkın ve devletin menfaatlerini ileri tutması gerekir.

(269-270.sayfa)