İslam dininin dünyaya yayılmasındaki rolü
Bir çok büyük değişimin beşiği
olan, büyüklü küçüklü ilerlemelerin, kalkınmaların ocağı
olan, tarihi önemli medeniyetlerin merkezi olan Türkmenistanın
dünya tarihinde tuttuğu yer de, İslam dininin dünyaya yayılmasındaki
rolü de çok büyüktür. Türkmen halkının dünya
medeniyetine, ilmine, edebiyatına, sanatına katkıları
sınırsızdır!
(26.sayfa)
Peygamberimizin
maksadı
Peygamberimiz de ömür boyunca iki maksada ulaşmak
istemiştir. Bunlar Allahın varlığına ve birliğine
insanları inandırmak ve bu düşünce etrafında bütün dünyayı
ve insanları bir araya getirmektir.
(94.sayfa)
Hz.
Alinin, Merv hükümdarı Mahiyaya gönderdiği mektup
Tarihte dördüncü halife Hz. Alinin, Merv hükümdarı
Mahiyaya gönderdiği mektup günümüze kadar ulaşmıştır.
Bu mektupta şöyle denilmektedir. Merhametli ve büyük Allahın
hakkı için, adalet yolunda yürüyenin işi rahat olur. Mervin
hükümdarı Oraz Mahiya benim yanıma geldi. Ben bundan büyük
memnuniyet duydum.
(105.sayfa)
Tek
inanç
Dede Korkut Kitabını
okuyan her insan, fikir sahibi, ileri görüşlü, bilge ve başarılı
Oğuz beylerinin dünya görüşlerini anlayacaktır. Dede
Korkut Kitabında, Oğuzların gelişmiş bir edebiyat
zenginliğine, bayram ve törenlere renk katan kültür çeşitliliğine
sahip olduğu görülecektir. Edebiyatı, sanatı ve diğer
bütün kültürel değerleriyle böyle güçlü bir toplum, eski
zamanlardan kalma dar görüşlü ve katı kuralcı ateşperestlerin
dinine hiç yakınlık gösterebilir mi? Mecusiliğin aslı
Mazdek ve Mani gibi yalancı Peygamberlerin de görüşlerine
dayanmaktadır. Mazdekin ve Maninin Mecusiliği yozlaştırarak
mülkiyetin hatta kadınların ortak kullanılması
gerektiği düşüncesini ileri sürdükleri malumunuz. Onların
fikir ve düşünceleri ile bizim düşüncelerimiz hiç birbirine
benzemez. X. Asır tarihçisi İnb-i Fadlan, Türkmenler hakkında
şöyle demektedir; Türkmenler komşuları gibi kadınlarının
ve kızlarının yüzlerini örtmezler, onların kadınları
özgürdür. Ancak onlar azgınlık nedir bilmezler
demektedir. Türkmenlerin kadınları bütün zamanlarda ar ve
namuslarına hiç bir leke değdirmeden yaşamışlardır.
(104-105.sayfa)
İslamiyetten önce Oğuzların Gök Tanrı
dinine uymaları ve Allahın semada olduğuna inanılması
nedeniyle atalarımız İslam dinini kolaylıkla kabul
etmişlerdir.
(107.sayfa)
Dede Korkut devrinde, zengin hazineleri, mal ve davarları
heryeri dolduran gücüne dayanıp, iline güvenen Türkmenler,
İslam dinini tanıyınca diğer bütün dinlerden yüz
çevirip bu dine yürekten inanmışlardır. Bu nedenle Merv hükümdarı,
ülkesine giren İslam ordularına şehrinin kapılarını
sonuna kadar açmıştır.
Yoksa Deli Dumrul, Deli Garçar gibi deli dolu Oğuzları
İslam dininden başka bir şeyle yola getirmek mümkün müdür?
(107.sayfa)
İslam dini Türkmen milletinin ruhuna sinmiştir.
Onlar Kuran okuduktan ya da namaz kıldıktan sonra ellerini açıp
Allaha kendi diliyle yüreklerinden geçen en temiz duygularla dua
edip yalvarırlar.
(107.sayfa)
|
Dede
Korkut, kavmi arasında İslam dinini ilk kabul edenlerden
Milletin manevi önderi Dede Korkut, kavmi arasında
İslam dinini ilk kabul edenlerdendi. O Mekke ve Medineyi gördü,
hac vazefesini yerine getirdi.
(105.sayfa)
İslamiyeti gönlüyle kabul eden Dede Korkut, Türkmen
ruhunun yeni engin safhasını keşfetti. Dede Korkut içinde
olan, iman ve ahiret felsefesi ile yeni ahlaki değerleri ortaya
koydu. Artık hayat üç değil, iki cihete bölündü. Bu dünyada
yapılan işlerden hesap verileceği yer olan ahiretin var olduğuna
iman edildi.
(291.sayfa)
|
İslam dininin bayrağı her tarafta
dalgalanmaya başladığı zamanlarda, Oğuzlar eski
dini inanışlarını terk etmişler ve kendilerini aydınlatacak
bir ışık aramaktaydılar.
(108.sayfa)
Türkmeni diğer halklardan farklılaştıran
esas unsurlardan biri de, onun dine bakışı ve dini yaşayışıdır.
Dinin güçlenerek, hakim olduğu asırlarda da bizim
milletimizin dine bakışı aynı kalmıştır.
Bunun ana sebebi Türkmenin düşünce temelinde, oluşumunda var olan dünyeviliktir.
O, her zaman gerçek hayatı ve disiplini esas almıştı. O
İslamı kabul ettiğinde de kendine has kabul etmiştir.
İslamın esaslarını hafife almadan, onları çarpıtmadan
ve bozmadan, bazı İslam öncesi inanç ve gelenekleriyle telif
etmesini bilmiştir. Bu da onun millet olarak hayatını güçlendirerek
uzatmıştır, çünkü değişimle birlikte özünü
korumasını sağlamıştır.
(176.sayfa)
Türkmen toplumunda din adamları ayrı bir
tabaka oluşturmamışlardır. Onlar, genellikle, halkın
dini ihtiyaçları için örneğin, ezan okumak, nikah kıymak,
cenaze kaldırmak v.b. için hizmet etmişlerdir. Bundan başka dini
eğitim, müspet ilimlerin yayılmasında da önemli rol
oynamıştır. Ama dini, siyasi mücadele aracına, istismar
aracına dönüştürmek fikri kimsenin aklına gelmemiştir.
Din, Türkmenlerde, her zaman şahsi inancı sağlamlaştırmanın
ve insani sıfatları geliştirmenin aracı olmuştur.
(177.sayfa)
Bazır Hanın oğlu Satuk Buğra
babası öldükten sonra amcası Oğulçak Han tarafından
yetiştirilir. Satuk Buğra Müslüman olduğundan dolayı
Orta Asyada İslam hızla yayılmıştır.
(217.sayfa)
Rivayet
edildiğine göre İbrahim (a.s) önce Kabeyi inşa etmiştir,
Hakkın habibi Muhammet (s.a.v.) Mekke-i Mükerremeden hicret
edip Medineye vardığında evvela mescit inşa eder,
sonra kendine ev bina eder.
Biz bismillah deyip evvela Kıpçakta, sonra Aşkabatın
ortasında mimarisiyle eşine az rastlanır cami inşa ettik.
Daha sonra vatan için canını kurban eden şehitler anısına
Göktepede güzel bir cami yaptırdık.
(251.sayfa)