327
Beşinci bölüm. "Türkmenin manevi dünyası"


etmeyenlerin iyiliğine, büyüklüğüne inanmayınız. İnsanın gerçek yüzü, onun anne ve babasına gösterdiği saygıyla belli olur.

 

EVLAT BİZİM DEVAMIMIZDIR.

 

Aziz vatandaşlarım!

Muhterem halkım!

Evlat, anne-babanın samimiyet, sevgi, arzu ve maksadından doğar. Anne-baba evladının bir tırnağını bile dünyanın tüm zenginliğine değişmez. Türkmen halkı mücadeleci bir halk olduğu için erkek evlada ayrı değer vermiştir. Erkek evlat, dünyaya gelse, anne-baba devlet buldum der, akrabaları “Yine bir yumruğumuz artı” der. Aile sayısı sorulunca şu kadar ‘ağız’ var denilmez, şu kadar ‘baş’ var ailemde denilir. Türkmen, kız evladına çok ayrı bir muhabbet duyar. Çünkü kız, naçar, her zaman yardıma muhtaç, ayrıca o başkalara aile olacak. O, anne-baba evinde mutlaka mutlu olmalıdır.

Evladın kalbindeki sevgi seli, bu sevginin, muhabbetin kaynağı annede başlar.

Evladın ağırbaşlılığı, ferasetliliği, gözünü budaktan esirgemeyen mertliği, atasından kaynaklanır.

Ata, başı dumanlı, üstü bembeyaz karlarla kaplı, gövdesi kartal gibi heybetli kara dağdır.

Anne kalbi, sevgi ve muhabbetle fokur fokur kaynayan ummandır.

Adem Ata, oğul ve kız çocuğu olduktan sonra, evlat sevgisiyle tanışınca, Cebrail’e sormuş:


   327
Beşinci bölüm. "Türkmenin manevi dünyası"